DÜŞÜK STOPAJ ÖDENMESİ AMACIYLA DÜZENLENEN İKİ KİRA SÖZLEŞMESİ

Dava, temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Yerel Mahkeme, aylık 5000 USD kira bedelini içeren sözleşmeye geçerlilik tanımak suretiyle, davacı kiralayanın, bu sözleşme uyarınca, aylık kira parasının 5000 USD üzerinden 30 günlük yasal süre içerisinde ödenmesi, aksi taktirde temerrüt sebebiyle tahliye davası açılacağı yönündeki ihtarnamesine rağmen, kira parasının anılan süre içerisinde ödenmemiş olmasına dayanarak, davacı kiralayan yararına temerrüt sebebiyle tahliye koşullarının gerçekleşmiş olduğunu kabul etmiş ve hükmünü bu gerekçe doğrultusunda kurmuştur. 
Yerel Mahkemenin bu kararı, hem gerekçesi ve sonucu ve hem de, düşük stopaj ödenmesi amacıyla düzenlenen ikinci ( aylık 2000 USD kira bedelini içeren ) kira sözleşmesi bakımından, ilgililer hakkında yasal soruşturma yapılmak üzere durumun mali yönden Ankara Defterdarlığına bildirilmesi yönünden, somut olaya ve hukuka uygundur. 

Devamı

iki kira sözleşmesi varsa gerçek kira miktarını gösteren sözleşmeye kira alacağının tespit edilir.

Daha az vergi ödemek ve Vergi Dairesi’ne ibraz için biri düşük miktarlı , diğeri asıl kira bedelini gösteren 2 ayrı kira sözleşmesi yapılması halinde ;
Her iki sözleşmedeki imzaların taraflara ait olduğu uyuşmazlık konusu değilse ilk sözleşme ortadan kaldırılmadığına göre gerçek kira miktarını gösteren sözleşmeye kira alacağının tespit edileceği…

Devamı

2019 istinaf ve temyiz başvurusu parasal sınırı ne kadar?

İş, Asliye Hukuk, Asliye Ticaret, Kadastro, Sulh Hukuk, Tüketici Mahkemeleri – 01.01.2019’dan itibaren İstinaf sınırı:     4.400 TL Temyiz sınırı: 58.800 TL Temyiz incelemesinde duruşma sınırı: 88.210 TL Senetle ispat zorunluluğu ve senede karşı tanıkla ispat yasağı sınırı: 3.660 TL Ancak manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı, miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir. Ancak […]

Devamı

Geçersiz ıslahta yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmez.

Bozma sonrası ıslah işlemi geçersiz olup, hiç yapılmamış sayılacağından, ıslah ile artırılan tutar dava değerine dahil olmamıştır. Bu halde, gerek vekalet ücretinin belirlenmesi gerekse de taraflarca yapılan yargılama giderlerinin paylaştırılması açısından, ıslah ile artırılan tutarın dikkate alınmadan hüküm sonucu tesis edilmesi gereklidir.

Devamı

Geçersiz ıslahta yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmez.

Mahkemece bozma sonrası yapılan ıslah işlemi yok sayılarak karar verilmesi gerekirken, yok hükmünde olan ıslah işlemine değer verilerek, talep miktarının arttırıldığı kabul edilerek bu kısım yönünden red kararı verilmesi ve davalı taraf yararına vekalet ücreti takdirinde ve yargılama giderlerinin paylaştırılmasında dikkate alınması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesinin yeniden yargılamayı gerektirmediği anlaşıldığından hüküm bozulmamalı HMK’nın geçici 3. maddesi delaletiyle HUMK’nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.

Devamı

Bozma sonrası ıslah yerine ek dava açılması gerekir.

HUMK.nun 84.maddesi ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun kararına göre bozmadan sonra ıslah suretiyle talep sonucunun arttırılması mümkün değildir. Fazlaya dair hakların ek dava açılmak suretiyle talep edilmesi gerekir. Bu itibarla dava dilekçesindeki miktar üzerinden hüküm kurulması gerekirken, ıslah dilekçesindeki talep nazara alınarak fazlaya hükmedilmesi doğru görülmemiştir.

Devamı

Geçersiz ıslahta yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmez.

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 04.02.1948 gün 1944/10 E. 1948/3 K. Sayılı kararında da belirtildiği üzere bozmadan sonra ıslah yapılması mümkün değildir. HMK’nın yürürlüğünden sonra söz konusu İçtihadı Birleştirme Kararının uygulanıp uygulanamayacağına yönelik terreddütler sebebiyle Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nca alınan 06.05.2016 tarih ve 2015/1 Esas, 2016/1 Karar sayılı ilamında; “Her ne sebeple verilirse verilsin bozmadan sonra ıslah yapılamayacağına dair 04.02.1948 tarih ve 1944/10 E. 1948/3 K. sayılı YİBK’nın değiştirilmesine gerek olmadığına” karar vermiştir. Yerel mahkemenin bozmadan sonra ıslah yapılamayacağı yönündeki tespiti yerinde ise de ıslah dilekçesi yok hükmünde sayılacağı yerde ıslahla arttırılan kısımların yargılama giderleri ve vekalet ücretleri tayininde dikkate alınması hatalı olmuştur.

Devamı

İşçinin işyerinde izinsiz bir şey alması haklı nedenle fesih sebebidir.

Davacı işçinin on beş yılı aşkın bir kıdeminin bulunduğu ve çalışma süresi boyunca uyarı cezası dahi almadığı, iş yerinin kamera ile izlendiği ve bunun çalışanlarca da bilindiği bir ortamdaki çikolata paketin hırsızlık kastı ile alındığını söylemek mümkün olmadığı gibi içinde az çok çikolata bulunan bir paketin sahiplenilmesi söz konusu olduğundan, bu eylem sebebiyle davacının kıdem tazminatının ödenmeyecek olmasının da ağır bir sonuç olup ölçülülük ilkesi ile bağdaşmayacağı bu itibarla direnme kararının onanması gerektiği görüşü ileri sürülmüş ise de, bu görüş Kurul çoğunluğu tarafından benimsenmemiştir. Davacının kıdem tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerekir.

Devamı

Bozmadan sonra ıslah yapılabilir mi?

04.02.1948 günlü 10/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının bozmadan sonra ıslah yapmayı yasakladığı ancak 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 177/1. maddesinin tahkikat sonuçlanıncaya kadar ıslah yapılabileceğini öngördüğünü, bu sebeple Yargıtay’ın bozma kararı sonrasında tahkikat safhasına dönüleceğinden bozmadan sonra ıslah yapılabileceği, 6100 sayılı HMK’nın 177. maddesinin yanlış yorumladığı, 1948 tarihli İBK’nın 6100 sayılı HMK karşısında güncelliğini kaybettiği, bozma kararı sonrasında ıslah yapılıp yapılamayacağı konusunda 4., 9., 10., 15. ve 21. Hukuk Daireleri kararları arasında görüş aykırılığı bulunduğu ileri sürülerek bu aykırılığın içtihatların birleştirilmesi yoluyla giderilmesi istenilmiştir. Bozma kararı sonrasında ıslah yapılamayacağı ve İçtihadı Birleştirme Kararının değiştirilmesinin gerekmediğine karar verilmiştir.

Devamı

Çocuk Hakkında Cezada İndirim Uygulanması Gerektiği

SSÇ hakkında mala zarar verme suçundan yapılan yargılama sonucunda; suç tarihinde 15 – 18 yaş grubunda olan çocuk hakkında tayin olunan cezadan indirim yapılmaması ile adli para cezasının ödenmemesi halinde, hapse çevrilemeyeceği ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun’a göre tahsil edilmesi gerektiği gözetilmeden, ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

Devamı