Skip to main content
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, KHK ile ihraç edilenlere AİHM yolunu kapattı.

AİHM, KHK ile ihraç edilen bir hakim hakkında, etkin iç hukuk yollarının var olduğu ve iç hukuk yolları tüketilmeden AİHM önüne gidilemeyeceği gerekçesi ile bireysel başvuruyu reddetti.

Bu karar kuşkusuz hem AYM önündeki onbinlerce bireysel başvuru hem de AİHM önündeki binlerce başvuru için pilot ve emsal karar niteliğindedir.

“İdari yargı yolunun etkililiği konusunda, işbu başvurunun sunulmasından sonra kabul edilen 685 Sayılı kararname, 667 Sayılı kararnamenin 3. maddesi gereğince alınan tedbirlere karşı yapılacak başvuruların esastan incelenmesi için ilk derece mahkemesi olarak Danıştayı tayin etmiştir. Bu tür tedbirlere konu olan kişiler, kendileri hakkında alınan kararın kesinleşmesinin ardından 60 gün içinde söz konusu yüksek mahkemeye başvurma imkânına sahiptirler. Somut olayda, başvurucu Çatal söz konusu kararnamenin geçici 1. maddesinin 4. bendi uyarınca bu kararnamenin yayımlanmasından itibaren 60 gün içinde Danıştaya başvuru yapma imkânına sahiptir. Böylece yürütme organı, olağanüstü hal rejiminde kabul edilen kararnameler gereğince alınan tedbirlerin yargısal denetimi konusunda ulusal yargı yerlerinin yetki alanına ilişkin tartışmaya son vermiştir. Bu halde, başvurucu Çatal’ın yararlanabileceği, Sözleşme hükümlerinin ihlali durumunda ulusal yargı organlarına bu ihlali ulusal düzeyde giderme olanağı tanıyan yeni bir hukuk kuralı mevcuttur. Öte yandan, Danıştayın kararı daha sonra ve gerekirse bireysel başvuru yoluyla Anayasa Mahkemesinin incelemesine 3 sunulabilir. Anayasa Mahkemesinin incelemesi ve kararından sonra, kişiler, eğer gerekli görürlerse, Mahkeme önünde Sözleşmede korunan haklarının ihlal edildiği şikâyetini ileri sürebilirler. 685 Sayılı kararnamenin niteliği ve kabul edildiği bağlam dikkate alındığında, Mahkeme, iç hukuk yollarının tüketilmiş olması koşulu başvurunun yapıldığı tarihe göre değerlendirilir genel ilkesine bir istisna yapılabileceği kanaatine varır. O halde, Sözleşme hükümlerinin ihlalinin mağduru olduğunu değerlendiren kişi bu yeni başvuru yolunu deneme yükümlülüğü altındadır. 685 Sayılı kararname ile kurulan yol a priori erişilebilir bir yoldur ve Mahkeme, bu yolun başvurucu Çatal’ın Sözleşme hükümlerine dayanarak ileri sürdüğü şikâyetleriyle ilgili olarak uygun bir onarım sağlayamayacağını ve makul bir başarı perspektifi sunmadığını gösteren hiçbir unsura sahip değildir. Bununla birlikte, Mahkeme, yukarıda vardığı sonucun, söz konusu başvuru yolunun etkililiğinin ve özellikle bu yolun ulusal mahkemelerin tutarlı ve Sözleşmenin gereklilikleri ile uyumlu bir içtihat tesis etme yeterliliği açısından yeniden inceleme konusu yapılıp yapılamayacağı hususunda bir değerlendirme içermediğini belirtir. Ayrıca Mahkeme, ikincillik ilkesi gereğince, başvurucular tarafından, iç hukuk yolları tüketildikten sonra öne sürülecek her türlü şikâyet konusunda nihai denetim yetkisinin kendisinde bulunduğunu hatırlatır. O halde, meslekten çıkarma kararı nedeniyle Sözleşmede güvence altına alınan haklarının ihlal edildiğinden şikâyet eden başvurucu Çatal’ın Sözleşmenin 35. maddesinin 1. ve 4. fıkraları uyarınca ulusal yargı organlarına başvurması gerekmektedir. Sonuç olarak Mahkeme, başvuruyu iç hukuk yollarının tüketilmemiş olması nedeniyle, Sözleşmenin 35. maddesinin 1. ve 4. fıkraları uyarınca reddetmiştir.

Yukarıda sözü edilen kararın ve bu karara dayanak yapılarak verilen diğeri AİHM kararlarını aşağıda sunuyoruz.

Kararı indirmek için tıklayınız: AİHM – Catal / Türkiye Davası

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir