Nüfus Kaydındaki Anne ve Baba İsimlerinin İptali İle Haneden Terkini İstemi

Dava; nüfus kaydındaki anne ve baba isimlerinin iptali ile haneden terkini istemine ilişkindir. Somut olayda anne olduğu belirtilen ile baba olduğu belirtilenin resmî olarak evli olmadıkları dikkate alındığında; annenin gerçek anne olan olduğunun tespit edilmesi hâlinde, artık annenin iddiası esas alınmak suretiyle gerçek babanın belirlenmesi gerekmekte olup, babalığın tespiti durumunda nüfus kaydının düzeltilmesi yoluna başvurulması zorunluluğu bulunmaktadır. Bu ise nüfus kaydının düzeltilmesi davası ile mümkündür. Öte yandan, davalıların anne ve baba isimlerinin değişmesi durumunda miras durumunun da değişikliğe uğrayacağı, bir başka anlatımla davalıların mirasçılıktan çıkarılması durumunun gündeme geleceği, bu itibarla ortaya çıkacak hukuki sonuçlar karşısında ve nüfus kayıtlarının kamu düzenini de ilgilendirdiği dikkate alındığında, DNA testinin yaptırılmasında yarar bulunduğu da unutulmamalıdır. Hâl böyle olunca davacılar tarafından açılan davanın nüfus kayıt düzeltim davası olarak kabul edilerek işin esasına girilmesi, tarafların gösterecekleri kanıtlar toplandıktan ve davalının çocuğu olup olmadıklarının tespiti açısından DNA testi yaptırıldıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir.

Devamı

Aldatılan eş, üçüncü kişiye tazminat davası açılabilir.

Davalının davacının eşi ile evli olduğunu bilerek duygusal ve cinsel ilişkiye girdiğinin tarafların ve mahkemenin kabulünde olmasına göre; davalının sorumluluğu ahlaka ve adaba aykırılık nedeniyle gerçekleşen “haksız fiil”den kaynaklanmakta; dava da yasal dayanağını haksız fiile ilişkin hükümlerden almaktadır.

Türk Medeni Kanunu’nun 185. maddesinde yer alan “evlenmeyle eşler arasındaki evlilik birliği kurulmuş olur… Eşler birlikte yaşamak, birbirine sadık kalmak ve yardımcı olmak zorundadırlar.” biçimindeki düzenleme gereğince, evli bir kimsenin evlilik dışı birlikteliği, diğer eşin sosyal kişilik değerlerine saldırı niteliğindedir. Bu eyleme evliliği bilerek katılan kişi de diğer eşin uğradığı zarardan sorumludur. Ayrıca eşlerin bu yüzden boşanmış olup olmaları da önem taşımaz.

Bu nedenlerle somut olayda mahkemece davalının açıklanan şekilde gerçekleşen eyleminden sorumluluğu kabul edilerek davacı eş yararına tazminata hükmedilmesi yerindedir.

Devamı

HUKUKA AYKIRI OLARAK ELDE EDİLMİŞ DELİL – FACEBOOK VE WHATSAPP KAYITLARI

Davacı nafaka yükümlüsü tarafından sunulan delillerin bir bölümünün hukuka aykırı olarak elde edilmiş olduğu, diğer delillerin ise hukuka aykırı bir şekilde yaratılmış olduğu gözetilerek, dosya kapsamındaki diğer delillerle de ispat edilemeyen nafakanın kaldırılması davasının reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Birleşen nafakanın arttırılması davasında taraflarca bildirilen delillerin usulünce toplanması ve ulaşılacak sonuca göre istem hakkında bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile birleşen davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.

Devamı

Süresinde temyiz etmemenin boşanma davasına etkisi

Aile mahkemelerince verilen kararların yasal süre geçtikten sonra temyiz edilmesi veya temyiz kabiliyetinin bulunmaması halinde dosyanın yerel mahkemece temyiz isteminin reddine karar verilmeden, Yargıtay’a gönderilmesi durumunda, bu konuda bir karar verilmek üzere, dosya mahalline geri çevrilmeden doğrudan doğruya Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebilir.

Devamı

Yoksulluk Nafakası

Mahkemece; tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumları, yoksulluk nafakasının niteliği ve takdir edildiği tarih gözetilerek, nafakanın TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılması suretiyle dengenin yeniden sağlanması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde … oranda nafaka artırımına karar verilmesi doğru görülmemiş, bu husus hükmün bozulmasını gerektirmiştir.

Devamı

Talepten vazgeçmenin feragat niteliği

tarafların boşanma sırasında nihai olarak anlaştıklarını bildirdikleri ve nafaka isteğinden feragat edildiği, davacının bu beyanında açıkça yoksulluk nafakasından söz edilmemiş ise de kendisini bağlayacağı, anlaşmalı boşanmanın kesinleşmesi ile istenebilecek tek nafakanın çocuklar için iştirak nafakası olduğu, somut olayda, davacının boşanma yüzünden yoksulluğa düştüğünden bahisle nafaka isteyemeyeceği

Devamı

Eşin Boşanma Davasında Tazminat ve Eşya Alacağı Haklarından Feragat Etmesi

Katılma payı alacağı davasında mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Davacı boşanma davası sırasında ‘…boşanma nedeniyle eşimden herhangi bir nafaka, maddi ve manevi tazminat, yargılama gideri ve vekalet ücreti istemiyorum. Karşı taraftan herhangi bir eşya ve başkaca alacağa ilişkin haklarımdan feragat ediyorum…’ şeklinde beyanda bulunmuştur. Aralarındaki anlaşmaya göre boşanmaya karar verilmesini istediğine ve davalı kadının da bu anlaşmadaki düzenlemeye güvenerek boşanmayı kabul ettiğine göre; bundan sonra davacının bu beyanını yok sayarak görülmekte olan bu davayı açıp, talepte bulunması ‘Dürüst Davranma’ kuralına da aykırılık teşkil etmektedir. Boşanma dava dosyasındaki bu beyan mahkeme içi ikrar niteliğinde olup; görülmekte olan davada kesin delil niteliğini taşıdığı ve ayrıca davacının bu ikrarına rağmen eldeki davayı açarak tamamen aksini ileri sürmekle dürüstlük kuralına aykırı davrandığının ve bu durumun hakkın kötüye kullanılması teşkil ettiğinin kabulü gerekir.

Ayrıca davacının beyanında geçen ‘eşya’ kavramının taşınmaz ve taşınır mallar ile boşanmanın fer`i niteliğinde olmayan mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan ‘değer artış payı ve katılma alacağı’ taleplerini de kapsadığında duraksamamak gerekir. Mahkemece verilen karar yerindedir.

Devamı

Boşanma ve Boşanma Sebepleri

Boşanma davası açılabilmesi için 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu haklı boşanma nedenleri olması gerektiğine hükmetmektedir. Söz konusu kanun hangi nedenleri boşanma için geçerli olduğunu belirtmekte ve boşanma nedenlerini özel boşanma nedenleri ve genel boşanma nedenleri olarak ayırt etmektedir. Fakat temelinde boşanma gerçekleştirilebilmesi evlilik birliğinin temelinden sarsılması sonucu olabilir. Yani bireyler ister özel boşanma sebepleri ile […]

Devamı

Aldatma Nedeniyle Boşanma Davası

Aldatma evlilik içerisinde eşlerin birbirlerine olan sadakat yükümlülüğünün ihlal edilmesi anlamına gelir. Aldatma, boşanma davalarına en fazla konu olan boşanma sebepleri arasında yer almakla birlikte en çok görülen boşanma sebepleri arasında ikinci sıradadır. Aldatma nedeniyle boşanma davası açmak isteyen kişilerin bu boşanma sebebini açacakları boşanma davası içerisinde ispat etmeleri gerekir. Zira aldatma nedeniyle boşanma davalarında […]

Devamı