Skip to main content

Anayasa Mahkemesi İstinafın Tutuksuz Sanığın Gelmesine İlişkin Hükmünü İptal Etti

ANAYASA MAHKEMESİ, CEZA MUHAKEMESİ KANUNU’NDA İSTİNAF TEMYİZ YOLUYLA İLGİLİ OLARAK YER ALAN “TUTUKSUZ SANIĞA YAPILACAK ÇAĞRIDA KENDİ BAŞVURUSU ÜZERİNE AÇILACAK DAVANIN DURUŞMASINA GELMEDİĞİNDE DAVASININ REDDEDİLECEĞİ AYRICA BİLDİRİR” HÜKMÜNÜ İPTAL ETTİ 11.08.2017 tarih ve 30151 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesi’nin 14.06.2017 tarih ve 2017/49E., 2017/113K. sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 281. maddesinin […]

Devamı

Aynı Suçtan İki Defa Yargılama Yapılıp Ceza Verilmesi Nedeniyle Adil Yargılanma Hakkının İhlali

Aynı suçtan iki kez yargılanmama ve cezalandırılmama hakkı tanınmış ise de başvuruya konu ihlal iddiası tarihi itibarıyla anılan protokol yürürlüğe girmemiştir. Bu itibarla başvurucunun hak ihlali iddiasının Anayasa ve Sözleşme’nin ortak koruma alanının dışında kaldığı anlaşılmaktadır. Başvurucu, ayrıca aynı iddiayı Anayasa tarafından korunan gerekçeli karar hakkı bağlamında da ileri sürmüştür. Başvurucunun aynı suçtan iki kez yargılandığı yönündeki iddiasının adil yargılanma hakkı altında incelenmesi de mümkün değildir.

Devamı

Kararı UYAP’tan görmek tebliğ sayılır mı – bireysel başvuru

Yargıtay ilamı, başvurucu vekiline Mahkeme Kaleminde 16/10/2014 tarihinde tebliğ edilmiş olmakla birlikte başvurucu vekilinin bu tarihten çok önce UYAP üzerinden Mahkemeye gönderdiği 9/7/2014 ve 11/7/2014 tarihli dilekçelerle Yargıtay kararının ve kesinleşmiş gerekçeli kararın tebliğe çıkarılmasını, kesinleştirme işlemi yapılarak bakiye kalan gider avansının kendisine iadesini talep ettiği, 18/7/2014 tarihli reddiyat makbuzuyla başvurucu vekiline gider avansı iadesi yapıldığı göz önüne alındığında yukarıda belirtilen ilkeler uyarınca başvurucu ve vekilinin, nihai kararın sonucunu en geç 9/7/2014 tarihinde öğrendikleri ve bu tarihte karar içeriğine erişme imkânını elde ettikleri sonucuna ulaşılmıştır. Başvurucunun 9/7/2014 tarihinde öğrendiği nihai karara karşı bireysel başvurular için öngörülen otuz günlük süreden sonra 23/10/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunduğu anlaşıldığından başvuruda süre aşımı olduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle başvurunun diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin süre aşımı nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

Devamı

Makul sürede yargılanma hakkı

Medeni hak ve yükümlülüklere ilişkin olarak iş mahkemelerinde açılan davalarda yargılama süresi tespit edilirken sürenin başlangıç tarihi olarak davanın açıldığı tarih, sürenin sona erdiği tarih olarak yargılamanın sona erdiği (Nesrin Kılıç, B. No: 2013/772, 7/11/2013 § 69); yargılaması devam eden davalar yönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin şikâyetle ilgili kararını verdiği tarih esas alınır (Mehmet Salih Ayyıldız, B. No: 2012/397, 17/11/2014, § 25). İş mahkemeleri nezdinde görülen davalarda yargılama süresinin makul olup olmadığı değerlendirilirken yargılamanın karmaşıklığı ve kaç dereceli olduğu, tarafların ve ilgili makamların yargılama sürecindeki tutumu ve başvurucunun yargılamanın süratle sonuçlandırılmasındaki menfaatinin niteliği gibi hususlar dikkate alınır (Nesrin Kılıç, §§ 57-58).

Devamı