Covid 19 ( Korona ) Salgını Nedeniyle Kirada İndirim Yapılması

Kira Sözleşmesi

Yaşanılan salgın hastalık sürecinin olağanüstü bir durum olduğu ve taraflarca öngörülemeyeceği açıktır. O halde genel olarak salgın hastalık sürecinin olağanüstü durum olarak kabul edilmesi gerekir. Ancak salgının ve salgının yayılmasının engellenmesi amacıyla alınan tedbirlerin etkileri sektörlere ve işin yapıldığı yere göre farklılık göstermesi nedeniyle bu olağanüstü durum karşısında tüm sözleşmelere belirlenmiş bir şekilde müdahale etmek mümkün değildir. O halde somut olayda olduğu üzere kiranın uyarlanması talep edildiğinde mahkemece salgının ve alınan tedbirlerin bizzat kiracı üzerindeki etkileri değerlendirilmeli, bu olumsuz duruma kiraya verenin sebep olmadığı da göz önünde bulundurularak oluşan yük, sözleşmenin her iki tarafı üzerine dağıtılacak şekilde sözleşmenin yeni koşullara uyarlanması benimsenmelidir. Kiracının restaurant olarak işlettiği kiralananda her ne kadar paket servis yöntemi ile işine devam etmiş ise de süreç ve alınan tedbirlerin davacının iş hacminde belirli etkilerinin olabileceği değerlendirilerek ihtiyati tedbir talebinin kabul edilmesi gerektiği benimsenmiştir. Ancak salgın süresince restaurant olan işyerlerinin etkilenme sürecinin aylara göre değişkenlik gösterdiği ve bu etkilerin ne kadar daha devam edeceğinin belli olmadığı gözönünde bulundurularak ihtiyati tedbirin altı ayda bir mahkemece gözden geçirilmesi ve yeni durumlara göre kaldırılması veya arttırılıp azaltılması hususlarında karar verilmesi gerekmektedir.

Örgüt üyeliğinin her türlü şüpheden uzak kesin delil ile ispatı gerekir.

Dava, silahlı terör örgütüne üye olma suçunun incelenmesine ilişkindir. Sanık hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçunu işlediğinden bahisle kamu davası açılmış ve ilk derece mahkemesi tarafından sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş ise de; açıklanan delil durumu itibarı ile sanığın süreklilik ve çeşitlilik gösteren eylemleri ile silahlı terör örgütü hiyerarşisine dahil olduğunu gösteren her türlü şüpheden arındırılmış kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden, sanığın istinaf talebi doğrultusunda ilk derece mahkemesi hükmün kaldırılarak, sanığın beraati gerekir.

ByLock tespit edilen herkesin değil, gerçek ByLock kullanıcılarının cezalandırılması gerektiği

ByLock uygulamasının, global bir uygulama görüntüsü altında münhasıran FETÖ/PDY terör örgütü mensuplarının kullanımına sunulduğu bu meyanda söz konusu programı kullanan kişilerin herhangi bir tereddüte yer vermeyecek şekilde terör örgütü mensubu olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Dosyada sanığın gerçek Bylock kullanıcısı olduğuna veya böyle olmasa bile kod adı kullanma, örgütsel nitelikteki toplantıları organize etme veya bunlara katılma, himmet toplama, himmet verme, örgüt lehine sosyal medya paylaşımlarında bulunma, emir veya talimat alma ve bu doğrultuda hareketlerini düzenleyerek örgüt hiyerarşisine dahil olduğuna ya da süreklilik, çeşitlilik veya yoğunluk gösteren diğer eylem ve faaliyetlerde bulunmak suretiyle FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğuna dair somut, kesin ve inandırıcı kanıt bulunmadığı gözetilerek, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm CMK’nın 280/2. maddesi uyarınca kaldırılarak aynı Kanunun 223/2-e maddesi uyarınca yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması sebebiyle atılı suçtan beraatine karar verilmiştir.

Başka Bankalarda da parası varken Bank Asya’ya para yatırmak tek başına örgüt üyeliği için delil değildir. (Beraat)

Sanık hakkında Samsun C.Başsavcılığının iddianamesi ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Dosyada olayın daha ziyade aydınlanmasını gerektiren bir durumun bulunmadığı, mevcut deliller ve dosya içeriğinin karar vermeye yeterli olduğu kanaatine ulaşılmış, mevcut deliller ışığında sanığın üzerine silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçunu işlediği sabit olmadığından, Ağır Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında üzerine atılı suçtan kurulan mahkumiyet hükmünün kaldırılması ve sanığın üzerine atılı suçu işlediği sabit olmadığından beraati gerekir.

Bankasyaya para yatırmak tek başına örgüt üyeliği için delil değildir. (Beraat)

Dava, silahlı terör örgütüne üye olma suçunun incelenmesine ilişkindir. Sanık hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçunu işlediğinden bahisle kamu davası açılmış ve ilk derece mahkemesi tarafından sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş ise de; açıklanan delil durumu itibarı ile sanığın süreklilik ve çeşitlilik gösteren eylemleri ile silahlı terör örgütü hiyerarşisine dahil olduğunu gösteren her türlü şüpheden arındırılmış kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden, sanığın istinaf talebi doğrultusunda ilk derece mahkemesi hükmün kaldırılarak, sanığın beraati gerekir.