Ankesör ve Ardışık Arama Sonrası Etkin Pişmanlık

Hukuk

Sanığın soruşturma aşamasında ve yargılama aşamasında etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini beyan ederek suçlamalara ilişkin anlatımlarda bulunduğu, örgütün Askeri Öğrenci yapılanması içerisinde yer alan şahıslarla ilgili bilgiler vererek teşhislerde bulunduğu, beyanlarda ismi geçen şahıslarla ilgili dağıtım ve teşhis tutanaklarıyla ilgili mahkeme ve savcılıklara sanığa ait ifade tutanağının delil olması için gönderildiği, bu bakımdan sanığın vermiş olduğu bilgilerin elverişli ve örgütün çözülmesine yarayacak nitelikte olduğu, zira örgüt içindeki konumu ve bu konum nedeniyle örgütün işleyişi hakkında vermiş olduğu bilgilerin ve örgütün çözülmesine yönelik yaptığı teşhislerinde bu durumu desteklediği ve sanığın etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanma talebinde bulunduğu anlaşılmakla, sanık hakkında TCK’nin 221/4. madde ve fıkrasının ikinci cümlesinde yazılı etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının oluştuğu sonucuna ulaşılmış, ilk derece mahkemesi tarafından sanık hakkında etkin pişmanlık nedeniyle verdiği bilgilerin niteliği, bilgilerin kapsamı, vermiş olduğu kişilerin sayısı ve pişmanlığı göz önüne alınarak 221/4 maddesindeki düzenlemeye göre takdiren 2/3 oranında cezada indirim yapılmış ise de, sanığın örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde, örgütsel eylemler ve üyeleri ile ayrıntılı olarak bilgi vermesi, verdiği bu bilgiler doğrultusunda adli makamlarca işlem yapılmış olması karşısında, ilk derece mahkemesinin 2/3 oranında indirim uygulaması hatalı bulunmuş olup Dairemizce TCK’nın 221/4. madde ve fıkrasının ikinci cümlesi gereğince cezasından 3/4 oranında indirim yapılmış, sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki olumlu davranışları, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önünde bulundurularak sanığa verilen cezanın 5237 sayılı TCK’nın 62/1 maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirilmesine karar verilmiş, sabıkasız olan sanığın yeniden suç işlemeyeceği hususunda Dairemizde olumlu kanaat oluşması ve talebinin bulunması dikkate alınarak hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümleri uygulanmış ve sanık hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

Yeni İnfaz Yasasından Kimler Yararlanıyor, Neler Getirdi?

Hukuk

TBMM Genel Kurulunda kabul edilen, “Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”un Resmi Gazete’de yayımlanmasının ardından cezaevlerinden tahliyeler başladı. TBMM Genel Kurulu’nda 51 ret oyuna karşı 279 oyla yasalaşan infaz düzenlemeleri, dün gece Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. İlk etapta açık cezaevindeki 75 bin mahkûm Kovid-19 iznine çıkarılacak. İnfaz oranlarının indirilmesiyle yasadan 110 binin üzerinde mahkûmun yararlanması bekleniyor.

Örgüt üyeliğinin her türlü şüpheden uzak kesin delil ile ispatı gerekir.

Dava, silahlı terör örgütüne üye olma suçunun incelenmesine ilişkindir. Sanık hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçunu işlediğinden bahisle kamu davası açılmış ve ilk derece mahkemesi tarafından sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş ise de; açıklanan delil durumu itibarı ile sanığın süreklilik ve çeşitlilik gösteren eylemleri ile silahlı terör örgütü hiyerarşisine dahil olduğunu gösteren her türlü şüpheden arındırılmış kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden, sanığın istinaf talebi doğrultusunda ilk derece mahkemesi hükmün kaldırılarak, sanığın beraati gerekir.

ByLock tespit edilen herkesin değil, gerçek ByLock kullanıcılarının cezalandırılması gerektiği

ByLock uygulamasının, global bir uygulama görüntüsü altında münhasıran FETÖ/PDY terör örgütü mensuplarının kullanımına sunulduğu bu meyanda söz konusu programı kullanan kişilerin herhangi bir tereddüte yer vermeyecek şekilde terör örgütü mensubu olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Dosyada sanığın gerçek Bylock kullanıcısı olduğuna veya böyle olmasa bile kod adı kullanma, örgütsel nitelikteki toplantıları organize etme veya bunlara katılma, himmet toplama, himmet verme, örgüt lehine sosyal medya paylaşımlarında bulunma, emir veya talimat alma ve bu doğrultuda hareketlerini düzenleyerek örgüt hiyerarşisine dahil olduğuna ya da süreklilik, çeşitlilik veya yoğunluk gösteren diğer eylem ve faaliyetlerde bulunmak suretiyle FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğuna dair somut, kesin ve inandırıcı kanıt bulunmadığı gözetilerek, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm CMK’nın 280/2. maddesi uyarınca kaldırılarak aynı Kanunun 223/2-e maddesi uyarınca yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması sebebiyle atılı suçtan beraatine karar verilmiştir.

Çocuk Hakkında Cezada İndirim Uygulanması Gerektiği

SSÇ hakkında mala zarar verme suçundan yapılan yargılama sonucunda; suç tarihinde 15 – 18 yaş grubunda olan çocuk hakkında tayin olunan cezadan indirim yapılmaması ile adli para cezasının ödenmemesi halinde, hapse çevrilemeyeceği ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun’a göre tahsil edilmesi gerektiği gözetilmeden, ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

Başka Bankalarda da parası varken Bank Asya’ya para yatırmak tek başına örgüt üyeliği için delil değildir. (Beraat)

Sanık hakkında Samsun C.Başsavcılığının iddianamesi ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Dosyada olayın daha ziyade aydınlanmasını gerektiren bir durumun bulunmadığı, mevcut deliller ve dosya içeriğinin karar vermeye yeterli olduğu kanaatine ulaşılmış, mevcut deliller ışığında sanığın üzerine silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçunu işlediği sabit olmadığından, Ağır Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında üzerine atılı suçtan kurulan mahkumiyet hükmünün kaldırılması ve sanığın üzerine atılı suçu işlediği sabit olmadığından beraati gerekir.

Bankasyaya para yatırmak tek başına örgüt üyeliği için delil değildir. (Beraat)

Dava, silahlı terör örgütüne üye olma suçunun incelenmesine ilişkindir. Sanık hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçunu işlediğinden bahisle kamu davası açılmış ve ilk derece mahkemesi tarafından sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş ise de; açıklanan delil durumu itibarı ile sanığın süreklilik ve çeşitlilik gösteren eylemleri ile silahlı terör örgütü hiyerarşisine dahil olduğunu gösteren her türlü şüpheden arındırılmış kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden, sanığın istinaf talebi doğrultusunda ilk derece mahkemesi hükmün kaldırılarak, sanığın beraati gerekir.

Etkin Pişmanlık

Suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçu nedeniyle soruşturmaya başlanmadan ve örgütün amacı doğrultusunda suç işlenmeden önce, örgütü dağıtan veya verdiği bilgilerle örgütün dağılmasını sağlayan kurucu veya yöneticiler hakkında cezaya hükmolunmaz.

Suç işlemek amacıyla örgüt kuran, yöneten veya örgüte üye olan ya da üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen veya örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin, gönüllü olarak teslim olup, örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi vermesi halinde, hakkında örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçundan dolayı cezaya hükmolunmaz. Kişinin bu bilgileri yakalandıktan sonra vermesi halinde, hakkında bu suçtan dolayı verilecek cezada üçte birden dörtte üçe kadar indirim yapılır.

Bylock delilinin HTS kayıtları ile teyit edilmesi zorunludur.

Sanığın bylock kullanıcısı olduğuna dair delilin, suçun sübutu açısından belirleyici olması karşısında, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak, kesin kanaata ulaştıracak teknik verilerle tespit edilmesi halinde sanığın örgütle bağlantısını gösteren bir delil olarak kabul edilmesi mümkündür.