Hizmet tespiti – Hak düşürücü süre – İşçi lehine yorum ilkesi

Dava hizmet akdine dayalı olarak geçen ve kuruma tescil edilmeyen sigortalı hizmetlerin tespiti istemine ilişkindir. Davacının aynı işyerinde çalışmaya devam ettiği hususu tartışmasız olup; çalışma kesintisiz devam ettiğine göre, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 79/10 maddesinde yer alan “hizmet” kavramının, somut olay yönünden hem sigortalı hem de emekli sandığı hizmeti birlikte değerlendirilmek suretiyle belirlenmesi ve hak düşürücü sürenin hesabında da bu belirlemenin esas alınması gerekir. Bu durum “işçi yararına yorum ilkesi”nin doğal sonucudur. Hal böyle olunca; davacının aynı işyerinde sigortalı hizmeti sona ermekle birlikte Emekli Sandığına tabi hizmetinin dava tarihinde halen devam ettiği, çalışmanın kesintisiz olduğu belirgin olmakla hizmet tespiti davası açmak için yasada öngörülen beş yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunu kabule olanak bulunmamaktadır. Mahkemece bu ilke ve esaslar çerçevesinde değerlendirme yapılıp davanın esası hakkında karar tesis edilmesi gerekir.

Devamı

İş Güvencesi Tazminatı Adı Altında Ödenen Tutar Üzerinden Kesilen Gelir Vergisinin İadesi

Davacının iş akdinin işverenle aralarında düzenlenen protokol ile sona erdirilmesi sebebiyle iş güvencesi tazminatı adı altında ödenen tutar üzerinden kesilen gelir vergisinin iadesi istemiyle yapılan şikayet başvurusunun zımnen reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır. İstanbul 5. Vergi Mahkemesi’nin kararıyla; 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanununun 61. maddesine göre, ücret ve ücret sayılan ödemelerin çalışanın işverene bağlılığı ve hizmet karşılığı sağlanan para ve para ile temsil edilebilen ödemeler olduğu ve ancak ücret veya ücret niteliği taşıyan ödemelerden tevkifat yapılacağı, davaya konu kesintinin ait olduğu tazminat, davacının çalıştığı şirketin işçi azaltma yoluna gitmesi sonucu iş akdinin fesh edilmesi sebebiyle yasal bir zorunluluk olmaksızın davacıya işsiz kalması sebebiyle yardım amaçlı yapılan bir ödeme olduğundan ücret sayılan ödemelerin ortak özelliğini taşıdığından bahsedilemeyeceğinden, yapılan kesintide açık bir vergilendirme hatası olduğundan tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Temyizen incelenen karar, usul ve hukuka uygun olup, onanmıştır.

Devamı

Asıl işveren, alt işveren ile birlikte iş güvenliği önlemlerinin alınmasından müştereken ve müteselsilen sorumludur.

İşverene ait işin görülmesi için sigortalıların işin görüleceği yere emniyetli ve güvenli bir şekilde götürülüp getirilmeleri işverenin yükümlülüğünde olan bir sorumluluktur. İşveren bu görevini, kendi araç ve işçisiyle yapabileceği gibi, başkasına ait araç ve işçi ile de yerine getirebilir. Ayrıca, araçlar da işyerinden sayılır. Asıl işveren, alt işveren ile birlikte iş güvenliği önlemlerinin alınmasından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğundan, davaya konu kaza nedeniyle meydana gelen zarardan da davalı asıl işveren şirket ile dava dışı taşıma şirketi ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.

Devamı

Fazla Mesai Ücret Alacağı

Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.

Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.

İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.

Devamı

İş Kazası Sonucunda Yaşamını Yitiren Sigortalının Eşi ve Çocuklarının Manevi Tazminat Miktarı

Dava, iş kazası sonucu yaşamını yitiren sigortalının eş ve iki çocuğunun maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemlerine ilişkindir.

Hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.

Davacı çocuklar yararına ayrı ayrı hükmedilen 50.000,00’er TL manevi tazminat ile yine davacı eş yararına 80.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmiştir. ın fazla olduğu ortadadır.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, direnme kararında açıklanan gerektirici nedenlere, olayın meydana geldiği tarihteki paranın alım gücü dikkate alındığında yerel mahkemece davacı eş ve çocuklar yararına hükmedilen manevi tazminat miktarı yerindedir.

Reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden, davalılar yararına nisbi avukatlık ücreti verilmesi gerekir.

Devamı

İşçi alacağı – devamsızlık nedeniyle iş akdinin feshi – kıdem ve ihbar tazminatı

Taraflar arasında feshin işverence yapıldığı hususu tartışmasızdır. İşçi iş sözleşmesinin davalı işverence haklı neden olmaksızın feshedildiğini iddia etmiş, işveren haklı nedenle feshettiğini savunmuştur. Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davalı işyerinde anılan tarihler arasında çalışan davacının, izinsiz ve mazeretsiz olarak 28.04.2009, 29.04.2009 ve 30.04.2009 tarihlerinde işe gelmediği, bu hususun davalı işveren tarafından usulüne uygun şekilde tutanaklarla tespit edildiği anlaşılmıştır.

Devamı

İş kazasından doğan maddi ve manevi tazminat davası

Dava, meydana gelen iş kazası sonucu bedensel zarara uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir. Bilirkişi aracılığıyla maddi zararı tespit edilip SGK tarafından sigortalıya ödenmiş geçici iş göremezlik ödeneği var ise bunun rücuya tabi kısmının hesaplanan maddi zarardan düşülmesi ile elde edilecek sonuç, kazalının geçici iş göremezlik dönemi de denilen istirahatli dönemdeki karşılanmamış zararını ortaya koyacaktır. Davacının istirahatli kaldığı dönem bakımından yoksun kaldığı ücret kaybının rücuya tabi kısmının hesaplanan maddi zarardan düşülmesi gerekirken hesap raporunda davacıdaki maluliyetin %6 olduğundan peşin değerli gelir bağlanmadığı BK’nun 55. maddesine göre rücuya tabi SGK ödemeleri indirilmek gerektiği, bağlanan gelir olmayınca indirim yapılmasına gerek bulunmadığından bahisle, düzenlenen hesap raporuna itibar edilerek karar verilmesi isabetli değildir. Yapılacak iş; davacının hesaplanan maddi zararından Kurumca sigortalıya istirahatli kaldığı dönemde ödenen geçici iş göremezlik ödemesinin ilgili Kurumdan sorularak bunun rücuya tabi kısmını düşmek ve tüm delilleri bir arada değerlendirip sonucuna göre karar vermekten ibarettir. Manevi tazminat yönünden, Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile sigortalı yakınlarına verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Somut olayda, olay tarihi, tarafların kusur durumu ile sigortalının maluliyet oranı dikkate alındığında hükmedilen manevi tazminat fazladır.

Devamı

İş akdinde istifa dilekçesinin niteliği

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2017/6346 E. 2017/5530 K. 20.03.2017 T. ÖZET: Davacı istifa dilekçesini özgür iradesi ile yazmış ve dosya kapsamında iradesinin fesada uğratıldığı konusun da herhangi bir delil bulunmamaktadır. Ayrıca dilekçe boşluk doldurma şeklinde matbu bir dilekçe olmayıp davacının kendi el yazısı ile yazdığı ve iradesini kesin olarak açıkladığı bir dilekçedir. Ayrıca davacının hizmet […]

Devamı

Yargıtaydan emsal kıdem tazminatı kararı

Çalışanlar için büyük önem taşıyan kıdem tazminatına ilişkin Yargıtay’dan emsal oluşturabilecek bir karar geldi. Yargıtay, bir çalışanın kazandığı alacak davasında, kıdem tazminatına asgari geçim indirimi ve öğle yemeği bedelinin tam olarak yansıtılmadığı gerekçesiyle bozulmasına karar verdi. Yargıtay, kıdem tazminatının hesaplanmasında çalışanlara sağlanan ölçülebilen tüm sosyal ve mali hakların da eklenmesi gerektiği yönünde görüş bildirdi. Yargıtay’ın emsal oluşturacak kararı şöyle;

Devamı