Kadının Boşanma Sonrası Bekleme Süresi – İddet Müddeti

İddet Müddeti Nedir? İddet Müddetinin Kaldırılması Türk Hukuku, nesebin karışmaması için evli bir kadının boşandıktan hemen sonra evlenebilmesini belirli şartlara bağlamıştır. Hukuk sistemimizde bu husus öncelikle Türk Medeni Kanunu’nun 132. Maddesinde ve Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 26. maddesinde düzenlenmiştir. Medeni Kanuna göre boşanma davası bittikten sonra boşanan kadının yeniden evlenebilmesi için 300 gün süre verilir. Kadının … Read more

Covid 19 Korona Salgını Nedeniyle Yargı Süreleri Ne Zaman İşlemeye Başlar?

Covid 19

Yaşamakta olduğumuz Corona Virüs tehlikesi nedeniyle, yargı alanındaki hak kayıplarının önlenmesi amacıyla, 196 sayılı Kanun teklifine eklenen geçici madde ile yargı alanındaki sürelerin durdurulmasına ilişkin bir düzenleme getirilmiştir. Bu geçici madde ile getirilen düzenleme, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

2019 Yılında Uygulanacak Harç Tutarları Tablosu.

Numara : 4 Tarih : 2.1.2019 VERGİ SİRKÜLERİ NO: 2019/4 KONU: 2019 Yılında Uygulanacak Harç Tutarları Yayımlandı. A) 2019 Yılında Uygulanacak Harç Tutarları  31 Aralık 2018 tarihli ve 30642 sayılı 3. Mükerrer Resmi Gazete’de yayımlanan 82 Seri No.lu Harçlar Kanunu Genel Tebliği ile 1 Ocak 2019 tarihinden itibaren uygulanacak harç tutarları yeniden belirlenmiştir. Yeni harç … Read more

Geçersiz ıslahta yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmez.

Bozma sonrası ıslah işlemi geçersiz olup, hiç yapılmamış sayılacağından, ıslah ile artırılan tutar dava değerine dahil olmamıştır. Bu halde, gerek vekalet ücretinin belirlenmesi gerekse de taraflarca yapılan yargılama giderlerinin paylaştırılması açısından, ıslah ile artırılan tutarın dikkate alınmadan hüküm sonucu tesis edilmesi gereklidir.

Geçersiz ıslahta yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmez.

Mahkemece bozma sonrası yapılan ıslah işlemi yok sayılarak karar verilmesi gerekirken, yok hükmünde olan ıslah işlemine değer verilerek, talep miktarının arttırıldığı kabul edilerek bu kısım yönünden red kararı verilmesi ve davalı taraf yararına vekalet ücreti takdirinde ve yargılama giderlerinin paylaştırılmasında dikkate alınması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesinin yeniden yargılamayı gerektirmediği anlaşıldığından hüküm bozulmamalı HMK’nın geçici 3. maddesi delaletiyle HUMK’nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.

Bozmadan sonra ıslah yapılabilir mi?

04.02.1948 günlü 10/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının bozmadan sonra ıslah yapmayı yasakladığı ancak 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 177/1. maddesinin tahkikat sonuçlanıncaya kadar ıslah yapılabileceğini öngördüğünü, bu sebeple Yargıtay’ın bozma kararı sonrasında tahkikat safhasına dönüleceğinden bozmadan sonra ıslah yapılabileceği, 6100 sayılı HMK’nın 177. maddesinin yanlış yorumladığı, 1948 tarihli İBK’nın 6100 sayılı HMK karşısında güncelliğini kaybettiği, bozma kararı sonrasında ıslah yapılıp yapılamayacağı konusunda 4., 9., 10., 15. ve 21. Hukuk Daireleri kararları arasında görüş aykırılığı bulunduğu ileri sürülerek bu aykırılığın içtihatların birleştirilmesi yoluyla giderilmesi istenilmiştir. Bozma kararı sonrasında ıslah yapılamayacağı ve İçtihadı Birleştirme Kararının değiştirilmesinin gerekmediğine karar verilmiştir.

Mahkeme Kararı Gerekçeli Olmalıdır, Bilirkişi Raporuna Atıf Gerekçe Olmaz

Anayasa’nın 138 ve 141. maddeleri uyarınca Hakimler, Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler ve bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır. Bu gerekçede hukuki esaslara ve kurallara dayanmalı, nedenleri açıklanmalıdır.

Davada zamanaşımı def’inin ileri sürülmesinin dürüstlük kurallarına aykırı olup olmaması.

Taraflar arasında çekişmesiz olduğu üzere, yurt dışında çalışan davacıdan “Hisse Devir ve Kabul Sözleşmesi” başlıklı belgeler karşılığında para tahsil edilmiş ve davalı tarafın da kabul ettiği üzere toplanan paralar bakımından kişilerin gerçekten ortak olup olmadığının ve davalıların bu anlamda bir haksız fiillerinin bulunup bulunmadığının anlaşılmasında ve davadaki zamanaşımı def’inin ileri sürülmesinin dürüstlük kuralına aykırı bulunup bulunmadığının değerlendirilmesinde de bu olguların göz önünde bulundurulması.

Yakın akrabalar arasındaki hukuki işlemlerin tanıkla ispat edilebileceği

Davacı, davalılardan …’nın kızı, …’un ise damadı olduğunu, davalıların evli oldukları dönemde borç para istediklerini 12.850,00 TL parayı 15/05/2005 tarihinde borç olarak verdiğini, davalılardan parasını her istediğinde davalıların kendisini oyaladığını, davalılara … 2. Noterliği’nin 08/06/2012 tarih 4928 yevmiye no’lu ihtarnamesini çektiğini bugüne kadar davalıların kendine borcunu ödemediğini, bu nedenlerle davalılara borç olarak vermiş olduğu 12.850,00 TL’yi borcu vermiş olduğu tarih olan 15/05/2005 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, mahkeme masraflarının davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiş ve yerel mahkemece verilen karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.