Skip to main content

HUKUKA AYKIRI OLARAK ELDE EDİLMİŞ DELİL – FACEBOOK VE WHATSAPP KAYITLARI

Davacı nafaka yükümlüsü tarafından sunulan delillerin bir bölümünün hukuka aykırı olarak elde edilmiş olduğu, diğer delillerin ise hukuka aykırı bir şekilde yaratılmış olduğu gözetilerek, dosya kapsamındaki diğer delillerle de ispat edilemeyen nafakanın kaldırılması davasının reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Birleşen nafakanın arttırılması davasında taraflarca bildirilen delillerin usulünce toplanması ve ulaşılacak sonuca göre istem hakkında bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile birleşen davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.

Devamı

Eşin Boşanma Davasında Tazminat ve Eşya Alacağı Haklarından Feragat Etmesi

Katılma payı alacağı davasında mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Davacı boşanma davası sırasında ‘…boşanma nedeniyle eşimden herhangi bir nafaka, maddi ve manevi tazminat, yargılama gideri ve vekalet ücreti istemiyorum. Karşı taraftan herhangi bir eşya ve başkaca alacağa ilişkin haklarımdan feragat ediyorum…’ şeklinde beyanda bulunmuştur. Aralarındaki anlaşmaya göre boşanmaya karar verilmesini istediğine ve davalı kadının da bu anlaşmadaki düzenlemeye güvenerek boşanmayı kabul ettiğine göre; bundan sonra davacının bu beyanını yok sayarak görülmekte olan bu davayı açıp, talepte bulunması ‘Dürüst Davranma’ kuralına da aykırılık teşkil etmektedir. Boşanma dava dosyasındaki bu beyan mahkeme içi ikrar niteliğinde olup; görülmekte olan davada kesin delil niteliğini taşıdığı ve ayrıca davacının bu ikrarına rağmen eldeki davayı açarak tamamen aksini ileri sürmekle dürüstlük kuralına aykırı davrandığının ve bu durumun hakkın kötüye kullanılması teşkil ettiğinin kabulü gerekir.

Ayrıca davacının beyanında geçen ‘eşya’ kavramının taşınmaz ve taşınır mallar ile boşanmanın fer`i niteliğinde olmayan mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan ‘değer artış payı ve katılma alacağı’ taleplerini de kapsadığında duraksamamak gerekir. Mahkemece verilen karar yerindedir.

Devamı

Gerekçeli kararda yer verilmeyen bir hususun tavzih ile hükme ilavesi

Hangi hallerde tavzih istenebileceği 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 305. maddesinde düzenlenmiştir.Buna göre, yeterince açık olmayan veya icrasının nasıl olacağı konusunda tereddüt edilen ya da fıkraları birbirine aykırı (çelişkili) hükümlerin tavzihi istenebilir. Bazen hüküm fıkrası ile gerekçe arasındaki çelişki de tavzih yolu ile giderilir.

Hükmün icrasına kadar ve ancak onu vermiş mahkemeye yapılabilen tavzih talebi (HMK. m.306) sonrası mahkeme hükmü yalnız tavzih edebilir. Tavzih bahanesi ile hükmü değiştiremez. Tavzih talebinin kabul ve reddine ilişkin kararlar kanun yoluna götürülebilir; bu şekilde, sadece tavzih kararı hakkında yapılacak kanun yolu incelemesi sonucu, tavzih bahanesi ile hükmün değiştirilip değiştirilmediği üst derece mahkemesince denetlenmiş olur (Kuru, Arslan, ..Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı,22.Bası, Ankara, 2011,s.723-728).

Devamı

Somutlaştırma yükü – dava ve cevap dilekçesinde delilerin belirtilmiş olmasına rağmen bunun için süre verilmesi

T.C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Esas No:2014/-691 Karar No:2016/499 K. Tarihi: Y A R G I T A Y  İ L A M I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İzmir 10. Aile Mahkemesi TARİHİ : 07/11/2013 NUMARASI : 2013/674-2013/794 Taraflar arasındaki “boşanma ve tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İzmir 10. Aile Mahkemesince asıl ve birleşen […]

Devamı

Hukuk Genel Kurulu: Cevap dilekçesi vermeyen delil sunma hakkını kaybeder.

Yargıtay 2.Hukuk Dairesi Başkanı Sayın Ömer Uğur Gençcan’nın sosyal medya hesabından paylaştığı bilgilere göre Hukuk Genel Kurulu 20.04.2016 tarihinde 2. Hukuk dairesi ile 13 Hukuk dairesinin kararlarına karşı verilen direnme kararları üzerine verdiği iki kararla “Cevap dilekçesi vermeyerek aynı zamanda delil de bildirmemiş olan davalının davada asıl ıspat ve karşı ıspat bağlamında delil bildirme hakkını […]

Devamı

Basit yargılamada temyiz süresi kısa kararın tefhiminden değil tebliğinden itibaren başlar

Özet: -Basit yargılama usulünde tarafların tüm delilleri toplanıp, incelendikten ve son sözleri dinlenip duruşmanın bittiği bildirildikten sonra hakimin, HMK’nın 321/2. maddesi uyarınca kararı, gerekçesi ile birlikte yazması ve hükme ilişkin tüm hususları gerekçesi ile birlikte tefhim etmesi asıldır. Ne var ki, uygulamada aynı hükme dayanılarak zorunlu nedenlerle sadece hüküm sonucu (çoğu kez anılan madde hükmüne uygun olarak […]

Devamı

Davalının adresi bilinmiyorsa ne yapmak lazım ?

“Davacı taraf, davalının adresini bilmiyorsa; dava dilekçesine yazamaz. Bazen de gönderilen tebligatın iade olması neticesinde, davacının dava dilekçesinde bildirdiği adresin davalının geçerli adresi olmadığı anlaşılır. Kişisel verilerin gizliliği kuralından mütevellit davacı, davalının adresini ilgili mercilerden bizzat araştıramaz; örneğin, nüfus müdürlüğünden adres bilgisini elde edemez; emniyet birimlerinden adres araştırması isteyemez. Hal böyle iken, ”mahkemece davalının adresinin […]

Devamı

İcra Hukukunda İtirazın Kaldırılması (m.68-70)

İİK. Md. 68-70’de düzenlenen itirazın kaldırılması kurumu, borçlunun itirazı ile duran ilamsız icra takibine, ilamsız icra prosedürü içinde devam edilmesini sağlayan yollardan biridir.

Borçlunun, alacaklının gönderdiği ödeme emrine süresi (7 gün) içinde itiraz ederek takibi durdurması üzerine alacaklı dilerse icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması isteminde bulunabilir.

Ancak alacaklıya, borçlunun itirazını icra mahkemesinde çabuk ve basit bir şekilde kaldırtmak imkanı tanınırken, borçlunun hakkının tehlikeye sokulmaması gerekir. Yani borçlunun gerçekten borçlu olduğu hakkında güçlü delillerin bulunması halinde, alacaklı icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyebilmelidir. Bu nedenle, alacağı m.68-68/a’daki belgelerden birine dayanmayan alacaklı, icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyemez. Başka bir değişle, yalnız, takip konusu alacağın m.68-68/a’daki belgelerden birine dayanması halinde, alacaklı icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyebilir.

Devamı

Senetle İspat Kuralı ve Yazılı Delil Başlangıcı

“Zamanaşımına uğrayan ve imzası inkâr edilmeyen bono, temel borç ilişkisi bakımından yazılı delil başlangıcı niteliğindedir.” Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 292.maddesine göre, senetle ispatı gereken bir konuda yazılı delil başlangıcı mevcut ise, tanık dinlenmesi mümkündür. Görülmekte olan davada, davacı zamanaşımına uğrayan bonoya dayalı olarak davalı ve kardeşi hakkında genel haciz yoluyla icra takibi yapmış ancak davalının itirazı üzerine takip durmuştur. Bu durumda davacı taraf, aralarındaki temel ilişkinin varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. Belirtildiği üzere, takip dayanağı zamanaşımına uğramış bono, temel ilişki yönünden yazılı delil başlangıcı niteliğinde olup davacı tarafın buna dayalı olarak tanık dinletme hakkı bulunmaktadır. Davacı dinletmiş olduğu tanıklar ile taraflar arasındaki temel ilişkinin varlığını ve senedin bu nedenle verilmiş olduğunu kanıtlamıştır. O halde artık; senet üzerinde yazılı bedeli ödediğini ispat etmesi gereken davalıdır. Davalı dava konusu alacak miktarını tanıkla ispat edemeyeceği gibi bu konuda tanıkta dinletemez.

Devamı