Davada zamanaşımı def’inin ileri sürülmesinin dürüstlük kurallarına aykırı olup olmaması.

Taraflar arasında çekişmesiz olduğu üzere, yurt dışında çalışan davacıdan “Hisse Devir ve Kabul Sözleşmesi” başlıklı belgeler karşılığında para tahsil edilmiş ve davalı tarafın da kabul ettiği üzere toplanan paralar bakımından kişilerin gerçekten ortak olup olmadığının ve davalıların bu anlamda bir haksız fiillerinin bulunup bulunmadığının anlaşılmasında ve davadaki zamanaşımı def’inin ileri sürülmesinin dürüstlük kuralına aykırı bulunup bulunmadığının değerlendirilmesinde de bu olguların göz önünde bulundurulması.

Devamı

Yakın akrabalar arasındaki hukuki işlemlerin tanıkla ispat edilebileceği

Davacı, davalılardan …’nın kızı, …’un ise damadı olduğunu, davalıların evli oldukları dönemde borç para istediklerini 12.850,00 TL parayı 15/05/2005 tarihinde borç olarak verdiğini, davalılardan parasını her istediğinde davalıların kendisini oyaladığını, davalılara … 2. Noterliği’nin 08/06/2012 tarih 4928 yevmiye no’lu ihtarnamesini çektiğini bugüne kadar davalıların kendine borcunu ödemediğini, bu nedenlerle davalılara borç olarak vermiş olduğu 12.850,00 TL’yi borcu vermiş olduğu tarih olan 15/05/2005 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, mahkeme masraflarının davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiş ve yerel mahkemece verilen karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Devamı

HUKUKA AYKIRI OLARAK ELDE EDİLMİŞ DELİL – FACEBOOK VE WHATSAPP KAYITLARI

Davacı nafaka yükümlüsü tarafından sunulan delillerin bir bölümünün hukuka aykırı olarak elde edilmiş olduğu, diğer delillerin ise hukuka aykırı bir şekilde yaratılmış olduğu gözetilerek, dosya kapsamındaki diğer delillerle de ispat edilemeyen nafakanın kaldırılması davasının reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Birleşen nafakanın arttırılması davasında taraflarca bildirilen delillerin usulünce toplanması ve ulaşılacak sonuca göre istem hakkında bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile birleşen davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.

Devamı

Eşin Boşanma Davasında Tazminat ve Eşya Alacağı Haklarından Feragat Etmesi

Katılma payı alacağı davasında mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Davacı boşanma davası sırasında ‘…boşanma nedeniyle eşimden herhangi bir nafaka, maddi ve manevi tazminat, yargılama gideri ve vekalet ücreti istemiyorum. Karşı taraftan herhangi bir eşya ve başkaca alacağa ilişkin haklarımdan feragat ediyorum…’ şeklinde beyanda bulunmuştur. Aralarındaki anlaşmaya göre boşanmaya karar verilmesini istediğine ve davalı kadının da bu anlaşmadaki düzenlemeye güvenerek boşanmayı kabul ettiğine göre; bundan sonra davacının bu beyanını yok sayarak görülmekte olan bu davayı açıp, talepte bulunması ‘Dürüst Davranma’ kuralına da aykırılık teşkil etmektedir. Boşanma dava dosyasındaki bu beyan mahkeme içi ikrar niteliğinde olup; görülmekte olan davada kesin delil niteliğini taşıdığı ve ayrıca davacının bu ikrarına rağmen eldeki davayı açarak tamamen aksini ileri sürmekle dürüstlük kuralına aykırı davrandığının ve bu durumun hakkın kötüye kullanılması teşkil ettiğinin kabulü gerekir.

Ayrıca davacının beyanında geçen ‘eşya’ kavramının taşınmaz ve taşınır mallar ile boşanmanın fer`i niteliğinde olmayan mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan ‘değer artış payı ve katılma alacağı’ taleplerini de kapsadığında duraksamamak gerekir. Mahkemece verilen karar yerindedir.

Devamı

Gerekçeli kararda yer verilmeyen bir hususun tavzih ile hükme ilavesi

Hangi hallerde tavzih istenebileceği 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 305. maddesinde düzenlenmiştir.Buna göre, yeterince açık olmayan veya icrasının nasıl olacağı konusunda tereddüt edilen ya da fıkraları birbirine aykırı (çelişkili) hükümlerin tavzihi istenebilir. Bazen hüküm fıkrası ile gerekçe arasındaki çelişki de tavzih yolu ile giderilir.

Hükmün icrasına kadar ve ancak onu vermiş mahkemeye yapılabilen tavzih talebi (HMK. m.306) sonrası mahkeme hükmü yalnız tavzih edebilir. Tavzih bahanesi ile hükmü değiştiremez. Tavzih talebinin kabul ve reddine ilişkin kararlar kanun yoluna götürülebilir; bu şekilde, sadece tavzih kararı hakkında yapılacak kanun yolu incelemesi sonucu, tavzih bahanesi ile hükmün değiştirilip değiştirilmediği üst derece mahkemesince denetlenmiş olur (Kuru, Arslan, ..Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı,22.Bası, Ankara, 2011,s.723-728).

Devamı

Somutlaştırma yükü – dava ve cevap dilekçesinde delilerin belirtilmiş olmasına rağmen bunun için süre verilmesi

T.C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Esas No:2014/-691 Karar No:2016/499 K. Tarihi: Y A R G I T A Y  İ L A M I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İzmir 10. Aile Mahkemesi TARİHİ : 07/11/2013 NUMARASI : 2013/674-2013/794 Taraflar arasındaki “boşanma ve tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İzmir 10. Aile Mahkemesince asıl ve birleşen […]

Devamı

Hukuk Genel Kurulu: Cevap dilekçesi vermeyen delil sunma hakkını kaybeder.

Yargıtay 2.Hukuk Dairesi Başkanı Sayın Ömer Uğur Gençcan’nın sosyal medya hesabından paylaştığı bilgilere göre Hukuk Genel Kurulu 20.04.2016 tarihinde 2. Hukuk dairesi ile 13 Hukuk dairesinin kararlarına karşı verilen direnme kararları üzerine verdiği iki kararla “Cevap dilekçesi vermeyerek aynı zamanda delil de bildirmemiş olan davalının davada asıl ıspat ve karşı ıspat bağlamında delil bildirme hakkını […]

Devamı

Basit yargılamada temyiz süresi kısa kararın tefhiminden değil tebliğinden itibaren başlar

Özet: -Basit yargılama usulünde tarafların tüm delilleri toplanıp, incelendikten ve son sözleri dinlenip duruşmanın bittiği bildirildikten sonra hakimin, HMK’nın 321/2. maddesi uyarınca kararı, gerekçesi ile birlikte yazması ve hükme ilişkin tüm hususları gerekçesi ile birlikte tefhim etmesi asıldır. Ne var ki, uygulamada aynı hükme dayanılarak zorunlu nedenlerle sadece hüküm sonucu (çoğu kez anılan madde hükmüne uygun olarak […]

Devamı