İş kazasında yemek yol sosyal haklarının ücrete eklenmesi ve bakıcı giderlerinden müterafik kusur tenzili

Tanığın Davacının Davalı İşyerindeki Çalışmasının Niteliği Hakkındaki Beyanları Birlikte Değerlendirildiğinde Kurum Kayıtları İle Uyumlu İşyeri Kayıtlarının Yapılan İşin Niteliğine Uygun Olduğu – Davacının Kurum’a Bildirilen Ücretinin Gerçek Ücret Olduğunu Dikkate Alınarak İşyerinde Süreklilik Arz Eden Fazla Mesai ve İşveren Tarafından İşçilere Yemek Verilmesi Uygulamasının Söz Konusu Olup Olmadığı da Değerlendirilerek Bilinen Dönemi Hükme Esas Alınan Bilirkişi Hesap Raporu Tarihindeki Verilere Göre Belirleyip Davacı Kazalının Maddi Zararını Yeniden Hesaplatarak Karar Verileceği

Davacının Kurum’a Bildirilen Ücretinin Gerçek Ücret Olduğunu Dikkate Alınarak İşyerinde Süreklilik Arz Eden Fazla Mesai ve İşveren Tarafından İşçilere Yemek Verilmesi Uygulamasının Söz Konusu Olup Olmadığı da Değerlendirilerek Bilinen Dönemi Hükme Esas Alınan Bilirkişi Hesap Raporu Tarihindeki Verilere Göre Belirleyip Davacı Kazalının Maddi Zararını Yeniden Hesaplatmak ve Oluşacak Sonuca Göre Bir Karar Vermek Gereği

Devamı

Arabuluculukta müzakere edilmeyen alacak kalemleri için dava açılabilir mi?

Arabuluculukta “başvuru formu“ uygulamasının başladığı 02.06.2018 tarihi milat kabul edilerek taraflardan kaynaklanmayan bu tür uygulama hataları aşılarak arabuluculuk müessesinin amaca uygun yürütülmesi sağlanmalıdır.

Başvuru formu uygulamasının başladığı 02.06.2018 tarihinden sonraki başvurularda ise başvuran ve özellikle başvuru arabuluculuk ile görevli mahkemenin memuruna yapılmış ise görevli memur başvuru formundaki bu tür eksiklikleri giderecek uyarılarda bulunmalı, 02.06.2018 tarihinden sonraki başvurularda başvuru formu içeriğine itibar edilerek sonuca gidilmelidir.

Devamı

Belirsiz Alacak Davası Açılması Ve Alacağın Belirsiz Olmaması Durumunda Kısmı Dava Şartlarını Taşıyorsa Kısmı Dava Olarak Devam Edilmesi (Yargıtay HGK Kararı)

Alacak belirli olmasına rağmen belirsiz alacak davasına konu edilmesi durumunda ne yapılması gerektiği konusuna dönecek olursak; şartları bulunmamasına başka bir anlatımla talep edilecek alacak miktarının davanın açıldığı anda tam ve kesin bir biçimde belirlenmesinin mümkün olmasına rağmen belirsiz alacak davası şeklinde açılan dava, hukuki yarar, yani dava şartı yokluğu nedeni ile usulden hemen reddedilmemelidir. Zira bir miktar belirtilmek sureti ile açılan belirsiz alacak davası da alacak ister belirli ister belirsiz olsun bir eda davasıdır ve eda davalarında hukuki yarar var kabul edilir. Öte yandan davacının dava açmaktan başka bir yolla alacağına kavuşması mümkün olmayıp bir mahkeme kararına muhtaç ise dava açmakta hukuki yararının bulunduğu tartışmasızdır. 

Davacı davasının belirsiz alacak davası olduğunu mahkemeye bildirmiş olmakla birlikte belirsiz alacak davasının koşulları bulunmuyor ve fakat kısmi dava açılabilmesi mümkün ise, bu durumda, mahkemece, açılmış olan dava, doğrudan bir ara kararıyla bir kısmi dava olarak nitelendirilmek suretiyle görülüp karara bağlanmalıdır.

Öyle ise, alacağın tartışmasız veya belirli olması hâlinde kısmi dava açılamayacağına ilişkin 6100 sayılı HMK’nın 109’uncu maddesinin ikinci fıkrasının yürürlükten kaldırılmış olmasından dolayı belirli alacaklar için de artık kısmi dava açılması mümkün hâle geldiğine ve davacının alacaklarının bir kısmını dava ettiğinin dava dilekçesi içeriğinden anlaşılmasına başka bir anlatımla davanın kısmi dava olarak görülmesi için gerekli koşulların somut olayda bulunmasına göre, mahkemece dava hukuki yarar yokluğundan reddedilmeyerek bir ara kararı ile kısmi dava olarak görülüp sonuçlandırılmalıdır.

Devamı

Çiftçinin traktörü haczedilebilir mi?

T.C. YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ E. 2018/5509 K. 2019/1820 T. 12.2.2019 DAVA : Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği […]

Devamı

Marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ile önlenmesi, maddi ve manevi tazminat, ticaret sicilinden terkin

YARGITAY HUKUK GENEL KURULU 2019/282 E. 2019/852 K. MAHKEMESİ : İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında birleştirilerek görülen “marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ile önlenmesi, maddi ve manevi tazminat, ticaret sicilinden terkin” davalarından dolayı bozma üzerine direnme yoluyla verilen İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 10.04.2014 tarihli ve […]

Devamı

Destekten yoksun kalma pay oranları

Trafik kazası sonucu destekten yoksun kalanların destek zararlarını belirlemede  önem arzeden ölen desteğin gelirinden alacağı paya destek payı demekteyiz. Bu makalemizde destek kavramı, destek çeşitleri ve en önemlisi de Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin en son kararları ile benimsediği destek pay esası çerçevesinde destek pay oranlarını inceleyeceğiz.   Destek Kavramı 6098 Sayılı TBK 53/3 maddesinde “Ölenin desteğinden […]

Devamı

İş kazasında düz işçinin asgari ücret ile çalıştığının kabul edilmesi gerekir.

Tanık beyanları ile asgari ücretin yaklaşık 2,13 katı üzerinden hesaplama yapılmış ise de davacının düz işçi olduğu ve asgari ücretin üzerinde bir ücret ile çalışmayı gösteren yeterli delilin bulunmadığı, bu yönüyle asgari ücret ile çalıştığının kabulü ile hesaplama yapmak gerekir.

Yapılacak iş; dosyadaki hesap bilirkişisi raporundaki veriler dikkate alınarak, dosya kapsamına ve yapılan işin niteliğine uygun şekilde asgari ücret düzeyinde gelir ile hesaplama yapılması ve maddi tazminata karar verilmesinden ibarettir.

Devamı

Haricen tahsilde harcı kim öder?

Harç, yapılan bir hizmet karşılığı olarak devletin aldığı paradır. Medeni Usul Hukukunda olduğu gibi, icra hukukunda da harç ve giderler sonuçta haksız çıkan tarafa yükletilir. 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 28/b maddesine göre, tahsil harcı, alacağın ödenmesi sırasında yatırılan paradan tahsil edilir.
İcra ve İflas Kanunu’nun 15. maddesi ise, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, bütün harç ve masrafların borçluya ait olduğunu,
bunların neticede ayrıca hüküm ve takibe hacet kalmaksızın borçludan tahsil olunacağını öngörmektedir. Bu durumda icra dosyasına bildirilen haricen ödemelerle ilgili olarak borçluya muhtıra çıkartılarak tahsil harcının talep edilmesi gerekirken hem borçlu hem alacaklıya tahsil harcı için icra müdürlüğünce müzekkere yazılması isabetsizdir.

Devamı

DÜŞÜK STOPAJ ÖDENMESİ AMACIYLA DÜZENLENEN İKİ KİRA SÖZLEŞMESİ

Dava, temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Yerel Mahkeme, aylık 5000 USD kira bedelini içeren sözleşmeye geçerlilik tanımak suretiyle, davacı kiralayanın, bu sözleşme uyarınca, aylık kira parasının 5000 USD üzerinden 30 günlük yasal süre içerisinde ödenmesi, aksi taktirde temerrüt sebebiyle tahliye davası açılacağı yönündeki ihtarnamesine rağmen, kira parasının anılan süre içerisinde ödenmemiş olmasına dayanarak, davacı kiralayan yararına temerrüt sebebiyle tahliye koşullarının gerçekleşmiş olduğunu kabul etmiş ve hükmünü bu gerekçe doğrultusunda kurmuştur. 
Yerel Mahkemenin bu kararı, hem gerekçesi ve sonucu ve hem de, düşük stopaj ödenmesi amacıyla düzenlenen ikinci ( aylık 2000 USD kira bedelini içeren ) kira sözleşmesi bakımından, ilgililer hakkında yasal soruşturma yapılmak üzere durumun mali yönden Ankara Defterdarlığına bildirilmesi yönünden, somut olaya ve hukuka uygundur. 

Devamı