Marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ile önlenmesi, maddi ve manevi tazminat, ticaret sicilinden terkin

YARGITAY HUKUK GENEL KURULU 2019/282 E. 2019/852 K. MAHKEMESİ : İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında birleştirilerek görülen “marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ile önlenmesi, maddi ve manevi tazminat, ticaret sicilinden terkin” davalarından dolayı bozma üzerine direnme yoluyla verilen İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 10.04.2014 tarihli ve […]

Devamı

Destekten yoksun kalma pay oranları

Trafik kazası sonucu destekten yoksun kalanların destek zararlarını belirlemede  önem arzeden ölen desteğin gelirinden alacağı paya destek payı demekteyiz. Bu makalemizde destek kavramı, destek çeşitleri ve en önemlisi de Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin en son kararları ile benimsediği destek pay esası çerçevesinde destek pay oranlarını inceleyeceğiz.   Destek Kavramı 6098 Sayılı TBK 53/3 maddesinde “Ölenin desteğinden […]

Devamı

İş kazasında düz işçinin asgari ücret ile çalıştığının kabul edilmesi gerekir.

Tanık beyanları ile asgari ücretin yaklaşık 2,13 katı üzerinden hesaplama yapılmış ise de davacının düz işçi olduğu ve asgari ücretin üzerinde bir ücret ile çalışmayı gösteren yeterli delilin bulunmadığı, bu yönüyle asgari ücret ile çalıştığının kabulü ile hesaplama yapmak gerekir.

Yapılacak iş; dosyadaki hesap bilirkişisi raporundaki veriler dikkate alınarak, dosya kapsamına ve yapılan işin niteliğine uygun şekilde asgari ücret düzeyinde gelir ile hesaplama yapılması ve maddi tazminata karar verilmesinden ibarettir.

Devamı

Haricen tahsilde harcı kim öder?

Harç, yapılan bir hizmet karşılığı olarak devletin aldığı paradır. Medeni Usul Hukukunda olduğu gibi, icra hukukunda da harç ve giderler sonuçta haksız çıkan tarafa yükletilir. 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 28/b maddesine göre, tahsil harcı, alacağın ödenmesi sırasında yatırılan paradan tahsil edilir.
İcra ve İflas Kanunu’nun 15. maddesi ise, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, bütün harç ve masrafların borçluya ait olduğunu,
bunların neticede ayrıca hüküm ve takibe hacet kalmaksızın borçludan tahsil olunacağını öngörmektedir. Bu durumda icra dosyasına bildirilen haricen ödemelerle ilgili olarak borçluya muhtıra çıkartılarak tahsil harcının talep edilmesi gerekirken hem borçlu hem alacaklıya tahsil harcı için icra müdürlüğünce müzekkere yazılması isabetsizdir.

Devamı

DÜŞÜK STOPAJ ÖDENMESİ AMACIYLA DÜZENLENEN İKİ KİRA SÖZLEŞMESİ

Dava, temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Yerel Mahkeme, aylık 5000 USD kira bedelini içeren sözleşmeye geçerlilik tanımak suretiyle, davacı kiralayanın, bu sözleşme uyarınca, aylık kira parasının 5000 USD üzerinden 30 günlük yasal süre içerisinde ödenmesi, aksi taktirde temerrüt sebebiyle tahliye davası açılacağı yönündeki ihtarnamesine rağmen, kira parasının anılan süre içerisinde ödenmemiş olmasına dayanarak, davacı kiralayan yararına temerrüt sebebiyle tahliye koşullarının gerçekleşmiş olduğunu kabul etmiş ve hükmünü bu gerekçe doğrultusunda kurmuştur. 
Yerel Mahkemenin bu kararı, hem gerekçesi ve sonucu ve hem de, düşük stopaj ödenmesi amacıyla düzenlenen ikinci ( aylık 2000 USD kira bedelini içeren ) kira sözleşmesi bakımından, ilgililer hakkında yasal soruşturma yapılmak üzere durumun mali yönden Ankara Defterdarlığına bildirilmesi yönünden, somut olaya ve hukuka uygundur. 

Devamı

iki kira sözleşmesi varsa gerçek kira miktarını gösteren sözleşmeye kira alacağının tespit edilir.

Daha az vergi ödemek ve Vergi Dairesi’ne ibraz için biri düşük miktarlı , diğeri asıl kira bedelini gösteren 2 ayrı kira sözleşmesi yapılması halinde ;
Her iki sözleşmedeki imzaların taraflara ait olduğu uyuşmazlık konusu değilse ilk sözleşme ortadan kaldırılmadığına göre gerçek kira miktarını gösteren sözleşmeye kira alacağının tespit edileceği…

Devamı

Geçersiz ıslahta yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmez.

Bozma sonrası ıslah işlemi geçersiz olup, hiç yapılmamış sayılacağından, ıslah ile artırılan tutar dava değerine dahil olmamıştır. Bu halde, gerek vekalet ücretinin belirlenmesi gerekse de taraflarca yapılan yargılama giderlerinin paylaştırılması açısından, ıslah ile artırılan tutarın dikkate alınmadan hüküm sonucu tesis edilmesi gereklidir.

Devamı

Geçersiz ıslahta yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmez.

Mahkemece bozma sonrası yapılan ıslah işlemi yok sayılarak karar verilmesi gerekirken, yok hükmünde olan ıslah işlemine değer verilerek, talep miktarının arttırıldığı kabul edilerek bu kısım yönünden red kararı verilmesi ve davalı taraf yararına vekalet ücreti takdirinde ve yargılama giderlerinin paylaştırılmasında dikkate alınması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesinin yeniden yargılamayı gerektirmediği anlaşıldığından hüküm bozulmamalı HMK’nın geçici 3. maddesi delaletiyle HUMK’nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.

Devamı

Geçersiz ıslahta yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmez.

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 04.02.1948 gün 1944/10 E. 1948/3 K. Sayılı kararında da belirtildiği üzere bozmadan sonra ıslah yapılması mümkün değildir. HMK’nın yürürlüğünden sonra söz konusu İçtihadı Birleştirme Kararının uygulanıp uygulanamayacağına yönelik terreddütler sebebiyle Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nca alınan 06.05.2016 tarih ve 2015/1 Esas, 2016/1 Karar sayılı ilamında; “Her ne sebeple verilirse verilsin bozmadan sonra ıslah yapılamayacağına dair 04.02.1948 tarih ve 1944/10 E. 1948/3 K. sayılı YİBK’nın değiştirilmesine gerek olmadığına” karar vermiştir. Yerel mahkemenin bozmadan sonra ıslah yapılamayacağı yönündeki tespiti yerinde ise de ıslah dilekçesi yok hükmünde sayılacağı yerde ıslahla arttırılan kısımların yargılama giderleri ve vekalet ücretleri tayininde dikkate alınması hatalı olmuştur.

Devamı

İşçinin işyerinde izinsiz bir şey alması haklı nedenle fesih sebebidir.

Davacı işçinin on beş yılı aşkın bir kıdeminin bulunduğu ve çalışma süresi boyunca uyarı cezası dahi almadığı, iş yerinin kamera ile izlendiği ve bunun çalışanlarca da bilindiği bir ortamdaki çikolata paketin hırsızlık kastı ile alındığını söylemek mümkün olmadığı gibi içinde az çok çikolata bulunan bir paketin sahiplenilmesi söz konusu olduğundan, bu eylem sebebiyle davacının kıdem tazminatının ödenmeyecek olmasının da ağır bir sonuç olup ölçülülük ilkesi ile bağdaşmayacağı bu itibarla direnme kararının onanması gerektiği görüşü ileri sürülmüş ise de, bu görüş Kurul çoğunluğu tarafından benimsenmemiştir. Davacının kıdem tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerekir.

Devamı