Geçersiz ıslahta yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmez.

T.C.
YARGITAY
HUKUK DAİRESİ

2018/7348
2018/22253
16.10.2018

DAVA : Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 16.10.2018 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına vekili .. ile karşı taraf adına vekili … geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

KARAR : 1-)Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2-)Somut uyuşmazlıkta, Dairemizin 22/11/2017 tarihli bozma ilamında belirtildiği üzere, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 04/02/1948 tarihli ve 1944/10 esas, 1948/3 karar sayılı kararı ile Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 06/05/2016 tarihli ve 2015/1 esas, 2016/1 karar sayılı kararı uyarınca; bozmadan sonra ıslah yoluna başvurulması mümkün değildir.

Mahkemece, Dairemizin 22/11/2017 tarihli bozma ilamına uyma kararı verilmesiyle, ıslah işlemi geçersiz sayılarak, dava dilekçesinde talep edilen ihbar tazminatı ve aylık ücret alacağı miktarlarının hüküm altına alınması yerinde ise de, anılan alacaklar için fazlaya dair hakların saklı tutulmasına karar verilmesi gerekirken, “fazlaya dair talebin reddine” şeklinde hüküm sonucu tesis edilmesi usul ve kanuna aykırıdır. Davacının, 08/05/2017 tarihli bilirkişi raporunda gösterilen tutar üzerinden, ihbar tazminatı ve aylık ücret alacaklarında fazlaya dair hakları saklıdır.

Diğer taraftan, ıslah işlemi geçersiz olup, hiç yapılmamış sayılacağından, ıslah ile artırılan tutar dava değerine dahil olmamıştır. Bu halde, gerek vekalet ücretinin belirlenmesi gerekse de taraflarca yapılan yargılama giderlerinin paylaştırılması açısından, ıslah ile artırılan tutarın dikkate alınmadan hüküm sonucu tesis edilmesi gereklidir. Mahkemenin bu yönlere aykırı karar vermesi hatalı olduğu gibi, davalı tarafça sarf edilen yargılama gideri bakımından hüküm sonucu kurulmaması da yerinde değildir.

Yukarıda açılanan hatalı yönler bozma sebebi ise de, hataların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 Sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.

SONUÇ : Yukarıda yazılı sebeplerden;

1-)Temyiz olunan kararın hüküm sonucunun “1” numaralı bendinin tamamen silinerek, yerine “1-Dava dilekçesinde yazılı talep miktarıyla bağlı kalınarak, 100,00 TL ihbar tazminatı alacağının dava tarihi olan 28/08/2013 tarihinden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair hakkın saklı tutulmasına” şeklindeki bendin yazılmasına,

2-)Temyiz olunan kararın hüküm sonucunun “2” numaralı bendinin tamamen silinerek, yerine “2-Dava dilekçesinde yazılı talep miktarıyla bağlı kalınarak, 100,00 TL aylık ücret alacağının dava tarihi olan 28/08/2013 tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair hakkın saklı tutulmasına” şeklindeki bendin yazılmasına,

3-)Temyiz olunan kararın hüküm sonucunun “6” numaralı bendinin tamamen silinerek, yerine “6-Davacı tarafça yapılan 446,00 TL yargılama giderinin, haklılık oranına göre belirlenen 297,35 TL’sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,” şeklindeki bendin yazılmasına,

4-)Temyiz olunan kararın hüküm sonucunun “8-Davalı yapılan yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 6.459,00-TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalıya verilmesine,” şeklindeki bendinin tamamen silinerek, yerine “8-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2. maddesi uyarınca belirlenen 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” şeklindeki bendin yazılmasına,

5-)Temyiz olunan kararın hüküm sonucuna yeni bir bent olarak “Davalı tarafından yapılan 142,00 TL yargılama giderinin haklılık oranına göre belirlenen 47,34 TL’sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,” şeklindeki bendin yazılmasına ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, davacı yararına takdir edilen 1.630,00 TL temyiz duruşması vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine, davalı yararına takdir edilen 1.630,00 TL temyiz duruşması vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istenmesi halinde ilgililere iadesine, 16/10/2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.