İş kazasında yemek yol sosyal haklarının ücrete eklenmesi ve bakıcı giderlerinden müterafik kusur tenzili

T.C.
YARGITAY
21. HUKUK DAİRESİ

E. 2017/4369
K. 2018/9096
T. 10.12.2018

• ZARARLANDIRICI SİGORTA OLAYI SONUCU SÜREKLİ İŞGÖREMEZLİK ( Tanığın Davacının Davalı İşyerindeki Çalışmasının Niteliği Hakkındaki Beyanları Birlikte Değerlendirildiğinde Kurum Kayıtları İle Uyumlu İşyeri Kayıtlarının Yapılan İşin Niteliğine Uygun Olduğu – Davacının Kurum’a Bildirilen Ücretinin Gerçek Ücret Olduğunu Dikkate Alınarak İşyerinde Süreklilik Arz Eden Fazla Mesai ve İşveren Tarafından İşçilere Yemek Verilmesi Uygulamasının Söz Konusu Olup Olmadığı da Değerlendirilerek Bilinen Dönemi Hükme Esas Alınan Bilirkişi Hesap Raporu Tarihindeki Verilere Göre Belirleyip Davacı Kazalının Maddi Zararını Yeniden Hesaplatarak Karar Verileceği )

• İŞGÖREMEZLİĞE UĞRAYAN SİGORTALININ MADDİ ZARARLARININ GİDERİLMESİ ( Davacının Kurum’a Bildirilen Ücretinin Gerçek Ücret Olduğunu Dikkate Alınarak İşyerinde Süreklilik Arz Eden Fazla Mesai ve İşveren Tarafından İşçilere Yemek Verilmesi Uygulamasının Söz Konusu Olup Olmadığı da Değerlendirilerek Bilinen Dönemi Hükme Esas Alınan Bilirkişi Hesap Raporu Tarihindeki Verilere Göre Belirleyip Davacı Kazalının Maddi Zararını Yeniden Hesaplatmak ve Oluşacak Sonuca Göre Bir Karar Vermek Gereği )

6098/m.49

ÖZET : Dava, zararlandırıcı sigorta olayı sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.

Somut olayda, davacı kazalının meslek lisesi bilgisayar bölümü mezunu olmasına karşın davalı işyerinde mezun olduğu bölümle bir ilgisi bulunmayan, herhangi bir uzmanlık gerektirmeyen şenör yardımcısı olarak çalıştığı, tanığın davacının davalı işyerindeki çalışmasının niteliği hakkındaki beyanları birlikte değerlendirildiğinde Kurum kayıtları ile uyumlu işyeri kayıtlarının yapılan işin niteliğine uygun olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle davacının aylık net kazancının 1.500,00 TL olduğunu dikkate alarak zarar hesabı yapan bilirkişi hesap raporunun hükme esas alınması hatalı olmuştur. Yapılacak iş, davacının Kurum’a bildirilen ücretinin gerçek ücret olduğunu dikkate almak, işyerinde süreklilik arz eden fazla mesai ve işveren tarafından işçilere yemek verilmesi uygulamasının söz konusu olup olmadığını da değerlendirerek, bilinen dönemi hükme esas alınan bilirkişi hesap raporu tarihindeki verilere göre belirleyip davacı kazalının maddi zararını yeniden hesaplatmak ve oluşacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.

DAVA : Asıl ve birleşen davalar bakımından; davacılar, iş kazası sunucu maluliyetten doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine davacılar ile davalı vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince, davacılar ile davalı vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararının süresi içinde temyizen incelenmesi davacılar vekilince duruşmasız, davalı vekilince de duruşmalı olarak istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 27/11/2018 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı vekili ile bir kısım davacılar ve vekili geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan davacı asiller ile Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği konuşulup düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi:

KARAR : 1- )Manevi tazminata ilişkin birleşen 2016/901 Esas sayılı dava dosyası yönünden, dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararında bir isabetsizlik bulunmadığından, taraf vekillerinin yerinde bulunmayan bu yöndeki temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun hükmün ONANMASINA,

2- )Maddi tazminata ilişkin hükümlerin incelenmesine gelince

Davacı kazalı, asıl ve birleşen 2010/1258 Esas sayılı dosyalar ile 1.201.702,00 iş göremezlik zararı, 7.742,01 TL tedavi gideri, 1.064,00 TL yol gideri ve 666.731,92 TL bakıcı giderinin davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle haksız ve dayanaksız davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İlk derece mahkemesince asıl dava dosyasında talep edilen iş göremezlik zararına ilişkin maddi tazminat isteminin kabulüne, tedavi ve yol gideri ile ilgili istemler atiye terk edildiğinden karar verilmesine yer olmadığına, birleşen 2010/1258 Esas sayılı dava dosyası açısından ise bakıcı giderine yönelik tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir.

“Dava; asıl ve birleşen dosyalarda iş kazası nedeniyle, maluliyetten kaynaklanan maddi tazminat, bakıcı gideri nedeniyle maddi tazminat ve manevi tazminat talebine ilişkindir.

Tarafların delilleri toplanmış, tanıkları dinlenmiş, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.

Tüm dosya kapsamından, davacının davalı şirketin taşeronu ihbar olunan ( … İnşaat ) işçisi olarak çalışırken 17/06/2009 tarihinde yüksekten düşme şeklinde gerçekleşen iş kazası sonucu kontrol muayenesi gerekmeyecek şekilde % 100 oranında sürekli iş göremez duruma girdiği, başkasının yardımına muhtaç durumda olduğu, olayda davacı kazalının % 20 oranında, davalı şirketin % 50 oranında ( ceza davasında kusurlu bulunanın % 1 oranındaki kusurunun bu oran içerisinde değerlendirildiği ), ihbar olunan taşeron … ( … İnşaat yetkilisi ) ve … ‘ın ( firmanın şantiyede işlerini yürüten sorumlusu ) müştereken ve müteselsilen % 30 oranında kusurlu oldukları, davacı kazalı …’ın kendi kusuruna isabet eden kısım, iş kazası nedeniyle dava dışı SGK’ca ödenen geçici iş göremezlik ödeneği ve bağlanan sürekli iş göremezlik gelirinin ilk peşin sermaye değerinden dava dışı Kurumca olayın sorumlularına rücu edilebilecek miktar ve olaydan sonra davalı tarafından ifa amaçlı yapılan ödemeler düşülerek davacı kazalı …’ın iş kazası nedeniyle maluliyetten kaynaklanan gerçek zararının 01/09/2016 tarihli aktüerya bilirkişi raporunda 1.201.702,00 TL olarak usulüne uygun hesaplandığı, davalı vekilince kaza tarihinden sonra da davacı kazalı …’ın ücretlerinin ödendiği savunulmuş ve buna ilişkin ücret bordroları sunulmuşu ise de celp edilen banka kayıtlarında kaza tarihinden sonra yapılmış ücret ödemesine rastlanmadığı, davacı kazalı …’ın bakıcı gideri dolayısıyla zararının kendi kusuruna isabet eden kısım düşülerek 01/09/2016 tarihli aktüerya bilirkişi raporunda 666.731,92 TL olarak usulüne uygun hesaplandığı, hesaplanan bakıcı gideri zararından bakımın aile fertleri tarafından yapılması ve davacı kazalının bakımı ile ilgilenen annesinin de yargılama sırasında vefat ettiği dikkate alınarak % 15 oranında indirim yapılmasının uygun olacağı, Mahkememizin 2010/1868 Esas sayılı asıl dosyasında davacının dava dilekçesinde tedavi ( hastane gidiş geliş, refakatçi, tedavi ) masrafı olarak talep edilen ıslah dilekçesinde tedavi ve yol masrafı olarak ayrıştırılan talepleri hakkındaki davanın atiye bırakıldığı ve davalı tarafça da bu duruma muvafakat edildiği anlaşıldığından Mahkememizin 2010/1868 esas sayılı asıl dosyasında davacı …’ın iş göremezlik nedeniyle maddi tazminata ilişkin talebinin kabulüne, tedavi v.s gideri talebi hakkında esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, birleşen … 5. İş mahkemesinin 2010/1258 Esas 2011/82 karar sayılı dosyasında davacının bakıcı gideri nedeniyle tazminat talebinin kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.

Birleşen … . İş Mahkemesi’nin 2016/901 Esas 2016/73 karar sayılı dosyasında davacıların manevi tazminat talepleri yönünden ise davacı kazalı …’ın maluliyet durumu, davacıların sosyo-ekonomik durumları, kazanın oluşumundaki kusur oranları ve yargılamanın devamı sırasında edinilen vicdani kanaate göre davacıların manevi tazminat taleplerinin de kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.

Gerek birleşen … 5. İş mahkemesinin 2010/1258 Esas 2011/82 karar sayılı dosyasında davacının bakıcı gideri nedeniyle tazminat talebinin gerekse birleşen … . İş Mahkemesi’nin 2016/901 Esas 2016/73 karar sayılı dosyasında davacıların manevi tazminat taleplerinin reddedilen kısmının takdire dayalı olması ve esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilen tedavi v.s. gideri de hiç dava konusu yapılmamış gibi değerlendirilmesi gerektiğinden davacı/davacılar aleyhine yargılama giderine hükmedilmeyerek, takdiri indirim nedeniyle reddedilen bakıcı gideri nedeniyle tazminat talebi yönünden aleyhe vekalet ücretine de hükmedilmeyerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.”

… Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi’nce tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, ilk derece mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu; ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçeleriyle tarafların yerinde görülmeyen istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Taraflar istinaf dilekçelerinde belirttikleri nedenlerle kararın bozulmasını talep etmişlerdir.

Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlerle temyiz kapsam ve nedenlerine göre; davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,

Dava, zararlandırıcı sigorta olayı sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince yukarıda belirtildiği gibi asıl dava dosyasında talep edilen iş göremezlik zararına ilişkin maddi tazminat isteminin kabulüne, tedavi ve yol gideri ile ilgili istemler atiye terk edildiğinden karar verilmesine yer olmadığına, birleşen 2010/1258 Esas sayılı dava dosyası açısından ise bakıcı giderine yönelik tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Dosya kapsamından, davacının işyerinde şenör yardımcısı olarak çalışmakta iken kaza geçirdiği, iş kazası sonucunda %100 oranında ve bakıma muhtaç olacak şekilde maluliyete uğradığı, kazanın meydana gelişinde davacının %20 oranında müterafik kusurunun bulunduğu, hükme esas bilirkişi hesap raporunda ise davacı tarafın ücret iddiasının yapılan emsal ücret araştırmasının altında kaldığından bahisle iddia gibi aylık net 1.500,00 TL ücret aldığından bahisle hesaplama yapıldığı anlaşılmaktadır.

Uyuşmazlık maddi zararın belirlenmesi noktasında toplanmaktadır. Zararlandırıcı sigorta olayına maruz kalan sigortalının maddi zararının hesabında, gerçek ücretin esas alınması koşuldur. Gerçek ücretin ise işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarından saptanacağı, işçinin imzasının bulunmadığı işyeri ve sigorta kayıtlarının nazara alınamayacağı, işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarının bulunmaması durumunda işçinin yaşı, kıdemi, mesleki durumu dikkate alınarak, emsal işi yapan işçilerin aldığı ücret gözönünde tutularak belirlenmesi gerektiği, Dairemizin giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir.

Somut olayda, davacı kazalının meslek lisesi bilgisayar bölümü mezunu olmasına karşın davalı işyerinde mezun olduğu bölümle bir ilgisi bulunmayan, herhangi bir uzmanlık gerektirmeyen şenör yardımcısı olarak çalıştığı, tanık Muharrem’in davacının davalı işyerindeki çalışmasının niteliği hakkındaki beyanları birlikte değerlendirildiğinde Kurum kayıtları ile uyumlu işyeri kayıtlarının yapılan işin niteliğine uygun olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle davacının aylık net kazancının 1.500,00 TL olduğunu dikkate alarak zarar hesabı yapan bilirkişi hesap raporunun hükme esas alınması hatalı olmuştur.

Yapılacak iş, davacının Kurum’a bildirilen ücretinin gerçek ücret olduğunu dikkate almak, işyerinde süreklilik arz eden fazla mesai ve işveren tarafından işçilere yemek verilmesi uygulamasının söz konusu olup olmadığını da değerlendirerek, bilinen dönemi hükme esas alınan bilirkişi hesap raporu tarihindeki verilere göre belirleyip davacı kazalının maddi zararını yeniden hesaplatmak ve oluşacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.

Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararı ortadan kaldırılmalı ve ilk derece mahkemesi hükmü bozulmalıdır.

SONUÇ : Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 Sayılı HMK’nun 373/1. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, ilk derece mahkemesi kararının yukarıda belirtilen nedenle BOZULMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden davalıya iadesine, davalı yararına takdir edilen 1.630,00TL duruşma Avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine, 10.12.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Av. Servet Sarıca

Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden 2004 yılında mezun olup 2006 yılından günümüze Bursa Barosuna kayıtlıdır. Ofisimizin kurucu ortağıdır. Ceza Hukuku, İş Hukuku, Aile Hukuku ve diğer hukuki ilgi alanlarında aktif olarak avukatlık mesleğini icra etmektedir. İş Hukuku ve Ticari Davalarda Uzman Arabulucu, İş Mahkemelerinde Aktüerya ve Hesap Bilirkişiliği yapmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.