Aldatma Nedeniyle Boşanma Davası

Aldatma evlilik içerisinde eşlerin birbirlerine olan sadakat yükümlülüğünün ihlal edilmesi anlamına gelir. Aldatma, boşanma davalarına en fazla konu olan boşanma sebepleri arasında yer almakla birlikte en çok görülen boşanma sebepleri arasında ikinci sıradadır. Aldatma nedeniyle boşanma davası açmak isteyen kişilerin bu boşanma sebebini açacakları boşanma davası içerisinde ispat etmeleri gerekir. Zira aldatma nedeniyle boşanma davalarında […]

Devamı

Terk Nedeniyle Boşanma

Boşanma davası açabilmek adına geçerli boşanma sebepleri arasında yer alan ve sıklıkla boşanma davalarına konu olan durumlardan birisi de “terk” davranışıdır. Terk nedeniyle boşanma davası açılabilmesi için gerekli prosedürler, diğer boşanma sebeplerinden farklı olmaktadır. Terk sonucu boşanma davası için hangi prosedürlerin uygulanması gerektiğine değinmeden önce, terk kavramı ve hangi durumların terk olarak kabul edildiği bilinmelidir. […]

Devamı

Anlaşmalı boşanma

Türk Hukuk sistemi içerisinde hızlı ve kolay boşanmak isteyen çiftlerin açmaları gereken dava anlaşmalı boşanma davasıdır. Boşanma davası çekişmeli olarak açıldığında ortalama 2-3 yıl sürmektedir. Bu zaman zarfı maddi ve manevi olarak taraflara çok ciddi zararlar verebilmektedir. Bu zararların önüne geçmek için yapılması gereken şey anlaşmalı boşanma davası açmaktır. Anlaşmalı boşanma davası açıldığı zaman ortalama […]

Devamı

Aktif ve Pasif Dönem Zararının Hesaplanmasına Uygulanacak Yöntem

İş kazasına uğrayan işçinin tazminatının miktarı işçinin olay tarihindeki bakiye ömrü esas alınarak aktif ve pasif dönemde elde edilecek kazançlara göre hesaplanır.
İşçinin 60 yaşından sonraki pasif yaşam devresi geliri de, aynen aktif dönemde olduğu gibi yıllık %10 artırım ve %10 iskonto yöntemiyle hesaplanır.

Pasif dönemde herhangi bir işte çalışıl-masa bile ekonomik değer taşıyan yaşamsal faaliyetlerin sürdürülmesi nedeniyle emsallerine göre fazla güç sarfedileceği ve bu durumun sigortalı için asgari ücret düzeyinde bir zarar oluşturacağı kuşkusuzdur. Bu nedenle pasif devre zararının asgari ücret esas alınarak hesaplanması gerekir.

Devamı

Darbe girişimi sonrası şikayetler AİHM’yi bloke edebilir

‘Darbe girişimi’ sonrası başlatılan soruşturmalar kapsamında, Türkiye’den Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) gelen binlerce şikayet başvurusunun mahkemenin işlerini ‘bloke edebileceği’ uyarısında bulunuldu. Deutche Welle’de yer alan habere göre AİHM yargıcı Işıl Karakaş, darbe girişimi sonrasında tutuklama ve ihraçlara ilişkin yapılan binlerce şikayet başvurusu sebebiyle endişeli olduklarını dile getirdi. Karakaş, başvurulardaki yoğunluğun mahkemedeki işlerin bloke edilmesine sebep […]

Devamı

Aldatılan eş, üçüncü kişiye tazminat davası açabilir mi?

Türk Medeni Kanunu’nun 185. maddesinde yer alan “evlenmeyle eşler arasındaki evlilik birliği kurulmuş olur… Eşler birlikte yaşamak, birbirine sadık kalmak ve yardımcı olmak zorundadırlar.” biçimindeki düzenleme gereğince, evli bir kimsenin evlilik dışı birlikteliği, diğer eşin sosyal kişilik değerlerine saldırı niteliğindedir. Bu eyleme evliliği bilerek katılan kişi de diğer eşin uğradığı zarardan sorumludur. Ayrıca eşlerin bu yüzden boşanmış olup olmaları da önem taşımaz.

Devamı

Aldatılan eş, üçüncü kişiye tazminat davası açabilir.

Dava, haksız eylem nedeniyle kişilik haklarına saldırıdan dolayı manevi tazminat istemine ilişkindir. Uyuşmazlık; davacının eşi ile duygusal ve cinsel ilişkiye girdiği tarafların ve mahkemenin kabulünde olan davalının, bu eyleminin davacının kişilik haklarına saldırı oluşturup oluşturmadığı ve hukuki sorumluluğunu gerektirip gerektirmediği, noktalarında toplanmaktadır. Evli bir kimsenin evlilik dışı birlikteliği, diğer eşin sosyal kişilik değerlerine saldırı niteliğinde olduğu gibi, bu eyleme katılan kişinin eylemi de bundan ayrı düşünülemez. Dolayısıyla, bu eyleme evliliği bilerek katılan kişi de diğer eşin uğradığı zarardan sorumludur.

Davalının davacının eşi ile evli olduğunu bilerek duygusal ve cinsel ilişkiye girdiğinin tarafların ve mahkemenin kabulünde olmasına göre; davalının sorumluluğu ahlaka ve adaba aykırılık nedeniyle gerçekleşen “haksız fiil”den kaynaklanmakta; dava da yasal dayanağını haksız fiile ilişkin hükümlerden almaktadır. Sorumlulardan birisi olan davacının eşinin vefat etmesi, teselsül ilişkinde bulunan davalının sorumluluğunu ortadan kaldıracak bir olgu olarak kabul edilemez ve davalının haksız eyleminin varlığını ortadan kaldırmaz. Mahkemece davalının açıklanan sekilde gerçekleşen eyleminden sorumluluğu kabul edilerek, bundan kaynaklanan zararın kapsamı belirlenmeli ve varılacak uygun sonuca göre bir karar verilmelidir.

Devamı

Aldatılan eş, üçüncü kişiye tazminat davası açılamaz

Dava, kişilik haklarına saldırı nedeni ile uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Davacının eşinin, sadakat yükümlülüğünü ihlal etmiş olması, evlenme ile kurulan aile birliğinin tarafı olması sıfatından dolayı boşanma sebebi ve istek halinde manevi tazminatı gerektirir. Zira dava dışı eş kendi iradesi ile bu birliğin tarafı olmayı kabul etmiş ve yasanın kendisine tanıdığı hak ve yükümlülükler altına girmiştir. Davalının ise doğrudan davacının bedensel veya ruhsal bütünlüğüne yönelik hukuka aykırı bir fiilde bulunduğundan söz edilemez. Söz konusu Kanun düzenlenemesinde sadakat yükümlülüğünü ihlal eden eşin eylemini birlikte gerçekleştirdiği kişiler yönünden herhangi bir düzenleme getirilmemiştir. Davalının eylemi, davacının kişilik değerlerine saldırı oluşturacak nitelikte bir eylem olarak kabul edilemez. Mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, davacının manevi tazminat isteminin tümden reddine karar verilmesi gerekir.

Devamı

Boşanma davası ne kadar sürer ?

Boşanma davasının ne kadar süreceği davanın açıldığı adliyedeki iş yoğunluğuna ve boşanma davasının türüne bağlıdır. Anlaşmalı boşanma davaları en kısa süren boşanma davası türüdür. Bir duruşma sonunda anlaşmalı boşanmaya karar verilir. Çekişmeli boşanma, anlaşmalı boşanma olmayan boşanma davalarına denir. Davacılar ve davalılar (taraflar) birbirleri hakkında farklı iddia ve talepte bulundukları için bu davalarda hakim daha […]

Devamı

Belirsiz Alacak Davası

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17.12.2012 gün ve 2012/9-838 E., 2012/715 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere işçilik alacaklarının özelliği de dikkate alınarak, alacakların belirli olduğunu söylemek mutlak olarak doğru olmadığı gibi, aksinin kabulü de doğru değildir. Aynı şekilde Bu nedenle, talep konusu işçilik alacakları belirli olup olmadığının somut olayın özelliğine göre değerlendirilmesi ve sonuca gidilmesi daha doğru olacaktır.

Devamı