Geçersiz ıslahta yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmez.

Mahkemece bozma sonrası yapılan ıslah işlemi yok sayılarak karar verilmesi gerekirken, yok hükmünde olan ıslah işlemine değer verilerek, talep miktarının arttırıldığı kabul edilerek bu kısım yönünden red kararı verilmesi ve davalı taraf yararına vekalet ücreti takdirinde ve yargılama giderlerinin paylaştırılmasında dikkate alınması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesinin yeniden yargılamayı gerektirmediği anlaşıldığından hüküm bozulmamalı HMK’nın geçici 3. maddesi delaletiyle HUMK’nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.

Devamı

Bozma sonrası ıslah yerine ek dava açılması gerekir.

HUMK.nun 84.maddesi ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun kararına göre bozmadan sonra ıslah suretiyle talep sonucunun arttırılması mümkün değildir. Fazlaya dair hakların ek dava açılmak suretiyle talep edilmesi gerekir. Bu itibarla dava dilekçesindeki miktar üzerinden hüküm kurulması gerekirken, ıslah dilekçesindeki talep nazara alınarak fazlaya hükmedilmesi doğru görülmemiştir.

Devamı

Geçersiz ıslahta yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmez.

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 04.02.1948 gün 1944/10 E. 1948/3 K. Sayılı kararında da belirtildiği üzere bozmadan sonra ıslah yapılması mümkün değildir. HMK’nın yürürlüğünden sonra söz konusu İçtihadı Birleştirme Kararının uygulanıp uygulanamayacağına yönelik terreddütler sebebiyle Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nca alınan 06.05.2016 tarih ve 2015/1 Esas, 2016/1 Karar sayılı ilamında; “Her ne sebeple verilirse verilsin bozmadan sonra ıslah yapılamayacağına dair 04.02.1948 tarih ve 1944/10 E. 1948/3 K. sayılı YİBK’nın değiştirilmesine gerek olmadığına” karar vermiştir. Yerel mahkemenin bozmadan sonra ıslah yapılamayacağı yönündeki tespiti yerinde ise de ıslah dilekçesi yok hükmünde sayılacağı yerde ıslahla arttırılan kısımların yargılama giderleri ve vekalet ücretleri tayininde dikkate alınması hatalı olmuştur.

Devamı

İşçinin işyerinde izinsiz bir şey alması haklı nedenle fesih sebebidir.

Davacı işçinin on beş yılı aşkın bir kıdeminin bulunduğu ve çalışma süresi boyunca uyarı cezası dahi almadığı, iş yerinin kamera ile izlendiği ve bunun çalışanlarca da bilindiği bir ortamdaki çikolata paketin hırsızlık kastı ile alındığını söylemek mümkün olmadığı gibi içinde az çok çikolata bulunan bir paketin sahiplenilmesi söz konusu olduğundan, bu eylem sebebiyle davacının kıdem tazminatının ödenmeyecek olmasının da ağır bir sonuç olup ölçülülük ilkesi ile bağdaşmayacağı bu itibarla direnme kararının onanması gerektiği görüşü ileri sürülmüş ise de, bu görüş Kurul çoğunluğu tarafından benimsenmemiştir. Davacının kıdem tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerekir.

Devamı

Bozmadan sonra ıslah yapılabilir mi?

04.02.1948 günlü 10/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının bozmadan sonra ıslah yapmayı yasakladığı ancak 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 177/1. maddesinin tahkikat sonuçlanıncaya kadar ıslah yapılabileceğini öngördüğünü, bu sebeple Yargıtay’ın bozma kararı sonrasında tahkikat safhasına dönüleceğinden bozmadan sonra ıslah yapılabileceği, 6100 sayılı HMK’nın 177. maddesinin yanlış yorumladığı, 1948 tarihli İBK’nın 6100 sayılı HMK karşısında güncelliğini kaybettiği, bozma kararı sonrasında ıslah yapılıp yapılamayacağı konusunda 4., 9., 10., 15. ve 21. Hukuk Daireleri kararları arasında görüş aykırılığı bulunduğu ileri sürülerek bu aykırılığın içtihatların birleştirilmesi yoluyla giderilmesi istenilmiştir. Bozma kararı sonrasında ıslah yapılamayacağı ve İçtihadı Birleştirme Kararının değiştirilmesinin gerekmediğine karar verilmiştir.

Devamı

Çocuk Hakkında Cezada İndirim Uygulanması Gerektiği

SSÇ hakkında mala zarar verme suçundan yapılan yargılama sonucunda; suç tarihinde 15 – 18 yaş grubunda olan çocuk hakkında tayin olunan cezadan indirim yapılmaması ile adli para cezasının ödenmemesi halinde, hapse çevrilemeyeceği ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun’a göre tahsil edilmesi gerektiği gözetilmeden, ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

Devamı

Başka Bankalarda da parası varken Bank Asya’ya para yatırmak tek başına örgüt üyeliği için delil değildir. (Beraat)

Sanık hakkında Samsun C.Başsavcılığının iddianamesi ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Dosyada olayın daha ziyade aydınlanmasını gerektiren bir durumun bulunmadığı, mevcut deliller ve dosya içeriğinin karar vermeye yeterli olduğu kanaatine ulaşılmış, mevcut deliller ışığında sanığın üzerine silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçunu işlediği sabit olmadığından, Ağır Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında üzerine atılı suçtan kurulan mahkumiyet hükmünün kaldırılması ve sanığın üzerine atılı suçu işlediği sabit olmadığından beraati gerekir.

Devamı

Bankasyaya para yatırmak tek başına örgüt üyeliği için delil değildir. (Beraat)

Dava, silahlı terör örgütüne üye olma suçunun incelenmesine ilişkindir. Sanık hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçunu işlediğinden bahisle kamu davası açılmış ve ilk derece mahkemesi tarafından sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş ise de; açıklanan delil durumu itibarı ile sanığın süreklilik ve çeşitlilik gösteren eylemleri ile silahlı terör örgütü hiyerarşisine dahil olduğunu gösteren her türlü şüpheden arındırılmış kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden, sanığın istinaf talebi doğrultusunda ilk derece mahkemesi hükmün kaldırılarak, sanığın beraati gerekir.

Devamı

Nüfus Kaydındaki Anne ve Baba İsimlerinin İptali İle Haneden Terkini İstemi

Dava; nüfus kaydındaki anne ve baba isimlerinin iptali ile haneden terkini istemine ilişkindir. Somut olayda anne olduğu belirtilen ile baba olduğu belirtilenin resmî olarak evli olmadıkları dikkate alındığında; annenin gerçek anne olan olduğunun tespit edilmesi hâlinde, artık annenin iddiası esas alınmak suretiyle gerçek babanın belirlenmesi gerekmekte olup, babalığın tespiti durumunda nüfus kaydının düzeltilmesi yoluna başvurulması zorunluluğu bulunmaktadır. Bu ise nüfus kaydının düzeltilmesi davası ile mümkündür. Öte yandan, davalıların anne ve baba isimlerinin değişmesi durumunda miras durumunun da değişikliğe uğrayacağı, bir başka anlatımla davalıların mirasçılıktan çıkarılması durumunun gündeme geleceği, bu itibarla ortaya çıkacak hukuki sonuçlar karşısında ve nüfus kayıtlarının kamu düzenini de ilgilendirdiği dikkate alındığında, DNA testinin yaptırılmasında yarar bulunduğu da unutulmamalıdır. Hâl böyle olunca davacılar tarafından açılan davanın nüfus kayıt düzeltim davası olarak kabul edilerek işin esasına girilmesi, tarafların gösterecekleri kanıtlar toplandıktan ve davalının çocuğu olup olmadıklarının tespiti açısından DNA testi yaptırıldıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir.

Devamı

Hizmet tespiti – Hak düşürücü süre – İşçi lehine yorum ilkesi

Dava hizmet akdine dayalı olarak geçen ve kuruma tescil edilmeyen sigortalı hizmetlerin tespiti istemine ilişkindir. Davacının aynı işyerinde çalışmaya devam ettiği hususu tartışmasız olup; çalışma kesintisiz devam ettiğine göre, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 79/10 maddesinde yer alan “hizmet” kavramının, somut olay yönünden hem sigortalı hem de emekli sandığı hizmeti birlikte değerlendirilmek suretiyle belirlenmesi ve hak düşürücü sürenin hesabında da bu belirlemenin esas alınması gerekir. Bu durum “işçi yararına yorum ilkesi”nin doğal sonucudur. Hal böyle olunca; davacının aynı işyerinde sigortalı hizmeti sona ermekle birlikte Emekli Sandığına tabi hizmetinin dava tarihinde halen devam ettiği, çalışmanın kesintisiz olduğu belirgin olmakla hizmet tespiti davası açmak için yasada öngörülen beş yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunu kabule olanak bulunmamaktadır. Mahkemece bu ilke ve esaslar çerçevesinde değerlendirme yapılıp davanın esası hakkında karar tesis edilmesi gerekir.

Devamı