Yakın akrabalar arasındaki hukuki işlemlerin tanıkla ispat edilebileceği

Davacı, davalılardan …’nın kızı, …’un ise damadı olduğunu, davalıların evli oldukları dönemde borç para istediklerini 12.850,00 TL parayı 15/05/2005 tarihinde borç olarak verdiğini, davalılardan parasını her istediğinde davalıların kendisini oyaladığını, davalılara … 2. Noterliği’nin 08/06/2012 tarih 4928 yevmiye no’lu ihtarnamesini çektiğini bugüne kadar davalıların kendine borcunu ödemediğini, bu nedenlerle davalılara borç olarak vermiş olduğu 12.850,00 TL’yi borcu vermiş olduğu tarih olan 15/05/2005 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, mahkeme masraflarının davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiş ve yerel mahkemece verilen karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Devamı

Yargıtay Ceza Genel Kurulu Kararı Işığında ByLock’un Delil Niteliğine İlişkin Hukuki Değerlendirme

ByLock iletişim sisteminde bağlantı tarihinin, bağlantıyı yapan IP adresinin, hangi tarihler arasında kaç kez bağlantı yapıldığının, haberleşmelerin kimlerle gerçekleştirildiğinin ve içeriğinin tespiti mümkündür. Bu kapsamda, bağlantı tarihi ve bağlantıyı yapan IP adresiyle hangi tarihler arasında kaç kez bağlantı yapıldığının belirlenmesi durumunda, somut olayın koşullarına göre kişinin bu özel iletişim sisteminin bir parçası olduğu kabul edilecek, ayrıca bu ağa dahil olan kişilerin ağ içinde başka kişi ya da kişilerle yaptıkları görüşme içeriklerinin olması da aranmayacaktır. Haberleşmelerin kimlerle yapıldığının ve içeriklerinin tespiti ise, kişinin terör örgütü içindeki hiyerarşik konumunun (örgüt yöneticisi/örgüt üyesi) belirlenmesinde yol gösterici olacaktır.
ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu terör örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti, kişinin örgütle bağlantısını gösteren bir delil olacaktır.

Devamı

2018 yılı yargı harçları

TEBLİĞ Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı)’ndan: HARÇLAR KANUNU GENEL TEBLİĞİ (SERİ NO: 80) Amaç ve kapsam MADDE 1 – (1) Bu Tebliğin amacı, 2/7/1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarifelerde yer alan maktu harçların (maktu ve nispî harçların asgarî ve azami miktarlarını belirleyen hadler dahil) yeniden değerleme oranında hesaplanarak tespit ve ilan edilmesidir. […]

Devamı

Sıra Cetveline Karşı Şikayet Yolu ve Sıra Cetveline İtiraz Davası

Bazı işlemlerin “şikayet” mi yoksa “itiraz” mı konusu olacağı gerek uygulamada ve gerekse doktrinde tartışma konusu olmuştur. Şikayetin hukuki niteliği İsviçre hukukunda tartışmalıdır. Bizim hukukumuzda ise genellikle şikayetin “icra ve iflas hukukuna özgü bir yasa yolu” olduğu kabul edilmektedir.

Şekli açıdan, medeni usul hukukunda “dava”ya çok benzemekle beraber, şikayet teknik anlamda bir dava değildir.
Çünkü; şikayetin konusunu teşkil eden işlemler idari nitelikte olup,yargısal değildir. Şikayet sonucunda verilen karar, “maddi anlamda kesin hüküm” teşkil etmediği (HMK. m. 303) halde, dava sonunda verilen karar “maddi anlamda kesin hüküm” teşkil eder.

Yüksek Mahkeme, sıra cetveline itiraz davasına konu olabilecek bir hususun şikayet yoluyla icra mahkemesine bildirilmesi halinde, icra mahkemesince dava dilekçesinin görevsizlik nedeniyle reddine ve talep halinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin gerekeceğini belirtmiştir.

Devamı

HGK: Avalde eşin rızasına ilişkin kefalet hükümlerinin uygulanmaz

Taraflar arasındaki “takibin ve ödeme emrinin iptali” istemli şikayetten dolayı yapılan yargılama sonunda İcra Hukuk Mahkemesince istemin kabulüne dair verilen kararın şikayet olunan-alacaklı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin kararı ile bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda mahkemece önceki kararda direnilmesi.

Devamı

2018 istinaf ve temyiz başvurusu parasal sınırı ne kadar?

İş, Asliye Hukuk, Asliye Ticaret, Kadastro, Sulh Hukuk, Tüketici Mahkemeleri – 01.01.2018’den itibaren İstinaf sınırı 3.560 TL Temyiz sınırı 47.530 TL Ancak manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı, miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir. (01.01.2017-31.12.2018 arası İstinaf sınırı 3.110 TL, temyiz sınırı 41.530 TL; 02.12.2016-31.12.2017 arasında istinaf sınırı 3.000 TL, temyiz sınırı 40.000 TL […]

Devamı

İcra müdürünün ve davalı alacaklı vekilinin kusurlu işleminden kaynaklanan tazminat istemi

Borçlu aleyhine icra takibi yapıldığını, takipten 3 ay önce borçlunun vefat ettiğini, yapılan takip sırasında borçluya yapılan tebligatların iade edildiğini ve iade nedeni olarak borçlunun vefat ettiğinin bildirildiğini, bu beyana rağmen ölmüş olan murislerine karşı takibe devam edildiğini sonuçta ihale ile murise ait ipotekli taşınmazın satışının yapıldığını iddia ederek, uğranılan zararın tazmini isteminde bulunulmuştur.

Devamı

Fazla Mesai Ücret Alacağı

Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.

Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.

İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.

Devamı

Bylock hukuki delil niteliği nedir? Örgüt üyeliğinde kaçınılmaz hata olabilir mi?

“Yurtta Sulh Konseyi”nce gönderilen “Sıkıyönetim Direktifi”ne ekli listede sıkıyönetim komutanı olarak atanmış olmanın, tek başına bu suça iştirak olarak kabul edilmesi mümkün olmamakla birlikte; “Sıkıyönetim Direktifi” konulu emir ve eklerini aldıktan sonra söz konusu emirleri bağlı bulunan Jandarma Komando Alay Komutanlığına dijital ortamda, Erzurum’da bulunan Dumlu Jandarma Özel Haraket Tabur Komutanlığına ise faks ile gönderilmesi talimatı veren ve gönderten, bölge komutanlığı dışında bulunan özel harekat taburu ve askeri personelden izinli olanlar dahil tüm tabur personelini çok ivedi kaydıyla aramak suretiyle birliğe çağırtarak getiren, Bölge Komutanlığı nezdinde bulunan tüm personeli hücum yeleği ve teçhizatlı olarak harekete geçmeye hazır halde bulunduran, Erzurum Garnizon komutanının söz konusu sıkıyönetim direktifi konulu emirden haberdar olması üzerine saat 23:00’dan sonra bağlı birlik komutanlarını arayarak söz konusu emre uyulmaması, emir ve komutanın halen kendisinde olduğu ve herhangi bir yasadışı harekete kalkışılmaması gerektiği yönünde emir veren ve Tümgeneralin de sanığı ikna etmeye çalışmasına rağmen emre uymayı reddedip; “Siz Jandarma Genel Komutanlığı emrine atandınız.” diyerek pasif göreve çekildiğini, bu sebeple kendisine emir veremeyeceğini söyleyen sanık Jandarma Bölge Komutanlığı’nda Kurmay Başkanı olarak görev yapan Kurmay Albay sanığın, izin tarihlerini ve asıl yetkili komutan bulunmadığı sırada suç tarihinden bir gün önce düzenlenen nöbet değişikliği formu ile nöbetini ısrarları sonucu değiştiren, sıkıyönetim direktifi konulu yazıyı haber merkezi personeli tanık uzman çavuştan teslim aldıktan sonra diğer sanığı arayarak O’nun emri doğrultusunda araç gönderip evinden aldırıp, kışla dışında olan personelle de iletişime geçerek kışlaya çağırılmalarını temin eden, darbenin aktif olarak yaşandığı saatlerde silahlı ve tam techizatlı şekilde sanığın odasında olan, sanığın bertaraf edilmesi girişimine ilk karşı koyacak biçimde emir ve talimatlarına uyarak hareket eden, teknik özellikleri, indirilmesi, dahil olunması ve kullanılması itbariyle münhasıran FETÖ/PDY örgüt mensuplarınca kullanıldığı tespit edilen BYLOCK iletişim sistemini yoğun olarak kullandığı anlaşılan Jandarma Bölge Komutanlığı’nda Kurmay Binbaşı olarak görev yapan sanığın, Anayasanın 122. maddesinde düzenlenen usule aykırı olduğu açıkça anlaşılan ve askeri hiyerarşi zincirine uymayan, mahiyeti itibariyle de anayasal düzene karşı silahlı teşebbüs suçunu teşkil ettiği ülke genelinde objektif olarak anlaşılan “Sıkıyönetim Direktifi” konulu emrin gereğini icra yönünden, bilgi düzeyi olayın özellikleri, tecrübe, rütbe ve konumu gibi olgular nazara alındığında TCK’nın 30/4 maddesi bağlamında kaçınılmaz bir hata içinde olduklarının kabulüne imkan bulunmadığı da gözetilerek tüm unsurları itibariyle oluşan müsnet suçtan cezalandırılmalarında eleştiri dışında hukuka aykırılık yoktur.

Devamı