Tahliye taahhütnamesi icra takibi nasıl yapılır?

Tahliye taahhütnamesi icra takibi nasıl yapılır?

Tahliye taahhütnamesi ile kiracı kiraladığı taşınmazı tahliye edeceği tarihi bildirmiş oluyor. Bu taahhüt gereğince kiralanan bir taşınmazların müddeti bittikten sonra kiracının çıkmaması halinde takip başlatılabiliyor.

Peki, tahliye taahhütnamesi icra takibi nasıl yapılır? Tahliye taahhütnamesi ile kiracı nasıl tahliye edilir?

Taahhütnamede belirtilen sürenin gelmesi halinde bir ay içinde mukavelenin icra dairesine ibrazı ile tahliyesi istenebiliyor.

Bunun üzerine icra memuru bir tahliye emri tebliği suretiyle taşınmazın on beş gün içinde tahliye ve teslimini emrediyor.

Tahliye emrinde:

Kiralayanın ve kiracının ve varsa mümessillerinin isim, şöhret ve yerleşim yerleri ve mukavele tarihi ve kiranın yenilendiğine veya uzatıldığına dair bir itirazı varsa yedi gün içinde daireye müracaatla beyan etmez ve itirazda bulunmaz veya kendiliğinden tahliye etmezse zorla çıkarılacağı yazılıyor.

 

Yargıtay
6. Hukuk Dairesi

Esas No: 2008/11
Karar No: 2008/2784
Karar Tarihi:11.03.2008

Özü: DAVALI KİRACI HER NE KADAR TAHLİYE TAAHHÜDÜNÜN KİRA SÖZLEŞMESİNİN DÜZENLENMESİ SIRASINDA ALINDIĞINI VE TANZİM TARİHİNİN SONRADAN DOLDURULDUĞUNU SAVUNMUŞ İSE DE; İMZASI İNKAR EDİLEMEYEN BELGEDE “HALEN İCAR VE İŞGALİ ALTINDAKİ” DAVACIYA AİT DAİREDE OTURDUĞUNU VE BU ŞEKİLDE TAHLİYE TAAHHÜDÜNÜ KİRALANANDA OTURURKEN VERDİĞİNİ KABUL ETMİŞTİR. İTİRAZA İTİBAR EDİLEMEZ. BİR AN BOŞA İMZA ATTIĞI KABUL EDİLSE BİLE SONUCUNA KATLANMAK ZORUNDADIR. BU SEBEPLE TAHLİYEYE KARAR VERİLMESİ GEREKİR.

DAVA : Mahalli Mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali-tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

KARAR : Uyuşmazlık, tahliye taahhüdü nedeniyle kiralanan tahliyesine yönelik olarak yapılan icra takibine itirazın iptali ve kiralananın tahliyesine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalının kiralananda 1.9.2003 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile kiracı olup 15.10.2003 tarihinde verdiği tahliye taahhüdüyle kiralananı 30.2.2005 tarihinde tahliye edeceğini taahhüt ettiğini, süresinde boşaltılmaması üzerine hakkında yapılan icra takibine de tahliye taahhüdünün kira sözleşmesinin imzalandığı sırada verildiğinden geçersiz olduğunu ileri sürerek itiraz ettiğini, oysa sözleşme ve taahhüt tarihlerinin açık olduğunu, taahhütnamenin kira sözleşmesinden sonra ve kiralananda oturulurken verildiğini, davalının itirazını doğrular nitelikte bir belge sunamadığını belirterek, itirazın iptali ile davalının kiralanandan tahliyesini talep etmiştir. Davalı vekili, kira sözleşmesinin emlakçı tarafından hazırlandığını, kiralayan ve emlakçının şart koşması üzerine sırf kira sözleşmesi yapabilke için davalının tahliye taahhüdü imzalamak zorunda kaldığını, sözleşme ve taahhütnamenin aynı daktilo ile yazıldığını, taahhütnamedeki tanzim tarihinin sonradan eklendiğini, kira sözlşemesi ile birlikte ve davalının serbest iradesi dışında verildiğinden taahhütnamenin geçersiz olduğunu, üstelik davacının yeni dönem kira parasını ihtirazı kayıtsız alarak kira sözleşmesinin devamına rıza gösterdiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

6570 sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkındaki Kanun’un 7/a maddesi ve yerleşen içtihatlara göre tahliye taahhütnamesi sebebiyle açılan davalarda tahliye kararı verilebilmesi için taahhütnamenin sözleşmesinin yapılmasından sonra, kiralananda oturulurken serbest irade ile verilmesi gerekir. Bu özellikleri taşımayan taahhüde dayanarak tahliye kararı verilmesi mümkün değildir.

Olayımıza gelince; icra takbinde ve davada dayanılan ve hükme esas alınan 1.9.2003 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı, davalı tarafından düzenlenen 15.10.2003 tanzim ve 30.8.2005 tahliye tarihli tahliye taahhütnamesine dayanarak 22.9.2005 tarihinde Bakırköy 2. İcra Müdürlüğü’nün 2005/5397 sayılı dosyası ile kiralananın tahliyesi için davalı hakkında icra takibi yapmıştır. İcra takibine yasal süresi içinde itiraz eden davalı, tahliye taahhütnamesinin sözleşme başlangıcında alındığından geçersiz olduğunu ileri sürmüş, bu itirazını yargılama sırasında da yinelemiştir.

Davalı her ne kadar tahliye taahhüdünün kira sözleşmesi düzenlemesi sırasında alındığını ve tanzim tarihinin sonradan doldurulduğunu savunmuş ise de, imzası inkar edilmeyen taahhütnamede “halen icra ve işgali altındaki” davacıya ait dairede oturduğunu ve bu şekilde tahliye taahhüdünü kiralananda otururken verdiğini kabul etmiştir. Öte yandan atılan imza, imza sahibi kiracıyı bağlayacağından tahliye taahhüdünü içeren bu belgedeki tarihlerin sonradan doldurulduğu yolundaki itiraza itibar edilemez. Taahhütnamedeki tanzim tarihinin boş olarak bırakılıp davacıya verildiğinin kabul edilmesi halinde dahi davalı kiracı bu şekilde davranışının sonucuna katlanmak zorundadır. Tanzim tarihinin sonradan doldurulmuş olmasının sonucuna etkisi bulunmamaktadır. Takip süresinde yapılıp dava açıldığına göre serbest irade ile kiralananda oturulurken verilen tahliye taahhüdünün geçerli olduğunun kabulüyle kiralananın tahliyesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK’un 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 11.3.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir